Benim Seçimim Değildi !

Her şeye inat, yaşamaya bütün sağlıklı görünümü ile direniyordu.Yenik düşmemişti, ona layık görülen terkedilmişliğe, 5. ayını enfeksiyon servisinde geçiren 8 aylık karagözlü, doğuştan şanssız bebeğim.

Kendisine reva görülen hücrevari küçük odacıkta yalnız büyümesine rağmen, bize insanlığımızı anımsatan gülücükler gönderiyor, ellerini uzatıp tatlı sesler çıkarıyordu. Sevgisizliğin doruklarına hızla ilerleyen yozluğun her türünün yaşandığı toplumumuzda sevgiden bir esinti sunuyordu sanki.

Annes 3 Aylıkken Hastaneye Terk Etmişti !

Onu ilk tanıdığımda 3. ayını yeni bitirmiş, canlı, tatlı bir erkek çocukken başına gelenlerin hiçbirisini anlayamadan bakınıyordu. Doğa kurallarına göre oyununu oynamış, her şeye doğumuyla birlikte başlamıştı. Annesi onu daha ilk gününde hastaneye terk ederek ortadan kaybolmuştu. Hemşire, ebe ve doktorların kucaklarında ilk mamasını tatmış, günü gelince yuvaya verilmişti. Oldukça sağlıklı, canlı ve çok güzel bir bebekti.

Gün geldi bir aile alıp evlatlık edinmek istedi oradaki bebeklerin en tatlısını..

Adını Ahmet koydular. Şansı dönmüştü Ahmet’in. Annesi, babası, sıcak bir yuvası vardı.Bir çok bebeğin yaşamını tanımadan hayatı kaybettiği ülkemizde, yaşama ve aile sıcaklığına sahip bir bebekti. Ailesi Ahmet’i, Ahmet ailesini çok seviyordu. Ancak bir kan tahlili sonrası her şey değişiverdi.

Ahmet serapozitifdi ( Hiv )

Ahmet serapozitifdi, yani HIV (+). AIDS virüsünün taşıyıcısıydı. Büyük bir olasılıkla annesinden aldığı antikorları taşıyordu. Bu güne kadar hiçbir kan nakli yapılmadığından bu yolla bulaşmış olması olanaksızdı. Aileyi büyük bir korku ve telaş sarmıştı. Ortada AIDS denilen korkunç bir hastalık vardı ve hakkında çok az şey biliyorlardı.

Bir kez daha analizler yenilendi ve sonuç yine pozitifti. Korkudan kendilerine de test yaptırdılar ve HIV (-) olduklarını öğrendiler, rahatlamışlardı. Bütün telkinlere rağmen, Sosyal Hizmetler Ç.E.K. Darülaceze Yuvasına geri vermenin en iyi çözüm olduğu sanısıyla bebeği iade ettiler.

Bebeği İshal İftirasıyla Atmaya Çalıştılar !

Asıl korkunç ve anlaşılmaz olaylar bundan sonra başlıyor. Kurum ileri gelenleri daha bebeği bir gün bile bekletmeden başlarından biran önce atmanın yolunu buldular, bebeğin ishal olduğu gerekçesi ile derhal Haseki Hastanesine yatırdılar.

Sanki her şey bir programın devamıymış gibi gazeteler çok önemli bir haber yakalamanın mutluluğu ile AIDS‘ti bebek adını verdikleri Ahmet’cik için yalan yanlış masallar uydurarak sansasyonel haberler üretiyorlardı. Elbette gazetecilik bilincine sahip birileri daha etik yazılar yazdılarsa da sayıları öylesine azdı ki!..

Sonuçta bir bebek ilgili bilgisizlerin büyük katkılarıyla en çok insan sıcaklığına gereksinim duyduğu bir dönemde adeta ölüme terk ediliyordu.

Devlet Eliyle Ölüme Terk Ediliyordu..

Hatta ismi lazım değil, bir ileri gelen bunu dolaylıda olsa ifade edebiliyordu. Devletin sahipsiz çocuklara barınma olanakları sağlaması gereken kurumu kendine ait bir bebeği almamak için korkunç bir direnç gösteriyor, herkes sorumluluğun başkasında olduğunu söyleyerek (sorumlu sorumsuzlar) ülkenin çok bilinen bir yönünü bana yeniden anımsatıyorlardı.

Kendisi de kontakt kurmam halinde belki bir çözüm üretebileceği önerilen Darülaceze Müdür Muavini, peredeyse hakaret düzeyinde bir diyalogdan sonra aklımı başıma getiriyordu.

Bebek yaşamın acımasızlığına inat büyüyordu. İnsanların anlayışsızlıkları, bilgisizlikleri sürerken doğrulama testleri birbiri ardına tekrarlanıyordu. Sırada oldukça pahalı ve kitlerinin temini oldukça zor olan PCR yöntemi vardı ve ilk PCR (-) veriyordu. İzleyen 2. ve 3. tetkiklerde de sonuç (-) di; Ancak Western Blott yöntemi ile yapılan antikor titresi halen pozitif sonuçlar veriyordu. Hastanedeki 3. ziyaretimde Ahmet‘i çok solgun ve canlılığını kaybetmiş halde buldum.

Umudumuzu Yitiriyoruz..

Umudum gittikçe azalırken Ahmet gözlerimin içine sorgularcasına bakıyordu. Hastane personeli değil kucağa alıp sevmek, dokunmuyordu bile bebeğe, yalnızca ihtiyaçları karşılanıyordu isteksizce. Hastane İdaresi defalarca Sosyal Hizmetler Kurumu’na bebeğin servislerinde  kalmasının sağlığı açısından olumsuz olacağını belirttiyse de (yazılı olarak) bir türlü sonuç elde edilemedi. Son ziyaretimde odaya başka bir bebek annesiyle birlikte yatırılmıştı. Bebeğin annesi Ahmet ile kendi çocuğuymuş gibi ilgileniyordu.

Bu anlamlı ve güzel dayanışma karşısında gözlerimin dolmasını engelleyemedim.

Başka bir Annenin Ahmeti Kucaklaması !

Sebebi belki de aylarca hastane personelinin ilgisiz kaldığı ve korkarak yaklaştığı bebeğin, hasta annesinin önce insan olma erdemiyle beslenip bakıldığını görmenin mutluluğuydu. İnsanımızın sevgi, şefkat ve değer yargılarını kaybetmemesinin verdiği mutlulukla, beklentilerimizin fazla olduğu duyarsızlaşmış yöneticiler arasındaki çelişki ise gerçekten kafamı bulandırıyordu.

Ahmet 8. ayını dolduruyor ve hiçbir mantıklı açıklaması yokken halen bir hastanenin enfeksiyon servisinde yatırılıyor. Dünyaya gelme seçimini kendi yapmadığı gibi virüs taşıyıcılığı da kendi seçimi değildi. Kimden ve neyin intikamını alırcasına böyle bir tutum içerisinde olduğumuzu hala anlayamıyorum.

Yarın Türkiye’nin her yerinde HIV ( + ) bebekler doğacak, onları da Ahmet gibi cezalandıracak mıyız?

Seropozitif bebekler için bugünden stratejiler oluşturmak zorundayız. Yoksa hiç kimseye bugün yaptıklarımızı anlatamayız.

Gelecekte sağlıklı, ruhsal ve sosyal açıdan dengeli bir toplum oluşturmak istiyorsak LÜTFEN AHMET’ LERE SAHİP ÇIKALIM.. !

Bu gerçek öykü AIDS SAVAŞIM Bülteni’nden alınmıştır. ( Eylül 1994 / Sayı : 11)

Doç. Dr. Kültegin Ögel ‘in araştırmaları ile saygıyla..

 
Like
Beğen Aşk Haha Wow Üzgün Kızgın
81

avatar
Sıralama:   En yeniler | Eskiler | En popüler
arda34
Ziyaretçi

ormak istedigim ilişkinin üzerinden 27 gün sonra arkadaşım elisa test oldu sonuçlar negatif

bende 33 gün sonra elisa testi oldum sonuçlar negatif şimdi 90 gün sonra tekrar test olmamıza gerek varmı

ve test sonuçlarımda negatif yazmıyor degerlendirirmisiniz yapan doktor sorun yok dedi
H
BSAG 0,385 >> ANTİ HIV 0,242 >> ANTİ HBS 2,00 >> ANTİ HCV 0,056

wpDiscuz