HIV, tam kan, kan hücreleri, plazma ve pıhtılaşma faktörleri ile bulaşabilmektedir.

AIDS fark edilmeden önceki dönemde yaklaşık 30 bin kişinin bu yolla hastalığa yakalandığı tahmin edilmektedir. Gelişmiş ülkelerle birlikte Türkiye’de del 985 yılından itibaren kan ürünlerinin kontrolü uygulamasına başlanmıştır.

Bu uygulamada, kan bağışlayan kişinin HIV/AIDS açısından riski değerlendirildikten sonra kan alınmakta; gerekli testler yapılıp kanda HIV bulunmadığı saptandıktan sonra hastaya kullanılmaktadır. Kan ürünlerinin kontrollü kullanımı, kan yoluyla HIV bulaşmasını tüm dünyada çok azaltmıştır. Bununla birlikte Kızılhaç’ın yaptığı incelemede 2001 yılında 2.135.000 kan naklinde bir kişiye bu yolla HIV bulaştığı görülmüştür.

HlV’in kan ve vücut sıvılarıyla bulaştığının anlaşılması üzerine sağlık kuruluşlarında tek kullanımlık tıbbi araç gereç kullanılması uygulamaya girmiştir.

Bu uygulamalar özellikle gelişmiş ülkelerde kan yoluyla HIV bulaşmasını önemli ölçüde azaltmıştır. Ancak, HlV’in kan yoluyla bulaştığı bir diğer durum damar içi uyuşturucu kullanımıdır (DİUK). Damar içi uyuşturucu kullananların enjektörlerini bir birleriyle paylaşması sık görülmektedir.

HIV taşıyan bir kişinin kanının bulaştığı enjektörü kullanan bir diğer madde bağımlısı, virüsü doğrudan kan yoluyla almaktadır. Ayrıca uyuşturucu madde, bilinç durumunu etkileyip kişilerin riskli cinsel davranışlara girmesine de yol açmaktadır. Genellikle gruplar halinde bulunan madde bağımlıları arasında HIV hem kan yoluyla hem de cinsel yolla kolaylıkla yayılmaktadır.

HIV, tam Kan, kan hücreleri, plazma ve pıhtılaşma faktörleri ile bulaşabilmektedir. AIDS fark edilmeden önceki dönemde yaklaşık 30 bin kişinin bu yolla hastalığa yakalandığı tahmin edilmektedir.

 
Like
Beğen Aşk Haha Wow Üzgün Kızgın

avatar
wpDiscuz