Akupunktur Nasıl Oraya Çıktı !

AKUPUNKTUR BATIYA NEREDEN GELMİŞTİR?

”Prof. Dr. Baha Çelik ‘in Akupuntur Üzerine Tedavileri

Bu konuda ciddi tartışmalar olmasına rağmen genel kabul Çin’den yayıldığı yönündedir. Yapılan arkeolojik incelemelerde yine uzak doğuda çok eski çağlarda kullanıldığına dair bulgulara rastlanılmıştır.

Örneğin Sri Lankada,yaklaşık 1000 yıl önce fillerde akupunktur uygulandığına dair belgeler vardır. Çin’de yapılan kazılarda erken döneme ait taş ve quartz iğneler bulundu. Bu buluntular milattan birkaç bin yıl öncesinde akupunktur tedavilerinin yapıldığını göstermesi bakımından çok önemlidir.

Yin hanedanlığı dönemine ait kalıntılarda yapılan kazılarda bambu ve kemikten yapılmış iğnelerin bulunması milattan önce yaklaşık 3000 yıl öncesinden bu yana akupunkturun kullanıldığını gösteriyor. Tedavide metal iğnelerin kullanılması milattan önce 400 yıllarından itibaren başlamıştır.

akupunktur-bilgisi3000 yıl önceki mısır kayıtlarında tedavide kullanılan ve vücutta yerleri tanımlanan enerji kanallarının akupunktur meridyenlerine çok benzemesi çok şaşırtıcıdır.

Yine Brezilya’da yerlilerin küçük okları üfleyerek vücuda batırmak suretiyle hastalıkları tedavi etmeye çalıştıklarını biliyoruz. Arap doktorların çok eski yıllardan beri özellikle kulakta belirli bölgeleri koterize ederek hasta tedavi ettiklerini, eskimoların hala ucu sivriltilmiş taşlar kullanarak akupunktura benzer uygulamalar yaptıklarını söylemeliyiz.

Ülkemizde Akupunktur İlkel Yöntemlerle Yapılıyor

Ülkemizde de ocak adını alan bazı kişiler iğneler kullanarak ilkel de olsa akupunktur tedavileri yapıyorlar. Son yıllarda sayıları bir hayli azalmasına rağmen bu tip uygulamaların olması Anadolu’da da çok eski yıllardan beri akupunktur yapıldığını gösteriyor.

Uygur Türlerinin de çok eski yıllardan beri akupunktur tedavisini uyguladıklarını iddia eden araştırmacılar var. Çin ile Uygur bölgesinin çok yakın olması en önce nerede başladığı konusunda karar vermeyi güçleştiriyor. Yapılacak ayrıntılı araştırmalar sonunda daha belirgin sonuçların ortaya çıkacağını söyleyebiliriz.

İbni Sina Akupunkturu 11. Yüzyılda Bulmuş !

11. yüzyılda yaşayan iranlı hekim Avicenna (İbni Sina) enerji kanalları veya meridyenleri tanımlamıştır. Akupunkturda meridyenlerin büyük önemi vardır. Vücutta var oldukları iddia edilen bu bölgelerde yaşam enerjisinin dolaştığı ve hastalıkların bu kanallardaki tıkanıklık veya bozulmalar sonunda ortaya çıktığı söylenir.

Akupunkturun nasıl ortaya çıktığı veya diğer bir deyişle insanlar tarafından nasıl bulunduğu hep merak konusu olmuştur. Bununla ilgili binlerce yıldan beri anlatılan değişik efsaneler vardır.

akupunktur-tedaviÇin’de anlatılan ve en popüler olan efsanelerin başında, savaşta okla yaralanan bazı askerlerin uzun yıllardan beri çektikleri ağrıların aniden geçmesi olmuştur.

Çinli hekimler bazı hastalıklarda vücudun belirli bölgelerinin hassaslaştığını gözlemlemişler ve bu bölgelere masaj yapılması veya bazı noktaların uyarılmasıyla ağrıların veya hastalığın geçtiğini bulmuşlardır. Daha sonra bu bölgelerin sert cisimlerle veya ucu sivri cisimlerle basıya uğratıldığı ve ilkel akupunktur uygulamalarının ortaya çıktığı söylenmiştir.

Akupunkturu Uzaylıların Getirdiğine İnanıldı !

Bunların dışında daha spekülatif ve fantastik olanı akupunkturun dış dünyalardan uzaylılar tarafından getirildiği efsanesidir. Uzaylıların çok eski devirlerde dünyayı ziyaret ettikleri ve bu esnada akupunktura benzer bir tedavi yöntemini uyguladıkları şeklindedir. Bütün bu söylentileri ciddiye alıp almamayı sizlerin takdirlerinize bırakmayı daha uygun buluyorum.

HollandalI Willem Ten Rhyn

Batıda akupunkturu ilk tanımlayan bilim adamı 16. yüzyılda yaşamış olan HollandalI Willem Ten Rhyn’dır.

Akupunkturla ilgili ilk yayın Lancet dergisinin 1823 yılındaki ilk sayısında yayınlanmıştır. Bu makale 19. yüzyıldaki bir çok araştırmacıya kaynak olmuştur. Bütün bunlara rağmen üzülerek söylemek gerekirse, akupunktur 20. yüzyıla kadar batıda tam anlamıyla bilinmiyordu.

Batı Tıbbı Akupunkturu Geri Plana Attı

Batı tıbbının Çin’e girmesiyle çok uzun yıllar akupunktur ikinci plana atıldı. Geleneklerine düşkün olmalarıyla tanınan Çin halkının niye bu şekilde davrandığını irdelemek bizim konumuzun dışında kalıyor.

İşte tam bu baskılamanın olduğu dönemlerin sonuna doğru Fransız araştırıcı Georges Soulie de Morant Çin’de yaptığı araştırma ve çalışmalarının ürünü olan akupunktura ait bilimsel kitabını yayınlıyor. Bu kitabın yayınlanmasını takiben akupunktur inanılmaz bir hızla Fransızların gündemine giriyor.

Batıda Doktorlar Akupunkturu Resmen Engelledi !

Batıda uzun yıllar doktorlara ait meslek odaları, akupunkturun kullanılmasına ve ilerlemesine karşı koymuşlar ve bunda da zaman zaman başarılı olmuşlardır. ABD başkanı Nixon’in 1972 yılında Çin ziyaretinde heyette bulunan gazetecilerden James Reston ameliyat sonrası ağnlanndan Çinli doktorlara bahsetmiş ve o güne kadar çektiği ağrılar akupunkturla kolayca geçmiştir.

akupunktur-tarihiGazetecilerin ve heyetteki diğer kişilerin yoğun ilgi ve merakı, araştırmacıların bu konu üzerine yoğunlaşmalarına sebep oldu. Bu olayın akupunkturu, batıda hızla popüler hale getirdiği söylenir. Bu olayın bu kadar öneme sahip olduğunu düşünmüyorum. Dünyada akupunkturla ilgili bilgi birikimi vardı. Böylesine büyük bir bilimin sadece basit rastlantılarla izah edilebilmesi mümkün değildir.

Akupunktur Günümüzde Bile Anlaşılamamktadır

Akupunktur günümüzde bile, bazı hekimler tarafından sadece ağrıların tedavi edilmesinde kullanılan bir metot olarak görülür. Bunun böyle olmadığını söylemeye bile gerek yok. Tüm dünyada akupunkturla ilgili güçlü dernekler çalışıyor. Üniversitelerde akupunkturla ilgili bölümler açılıyor. Akupunktura olan ilgi çığ gibi büyüyor. Uluslar arası konferanslar ve sempozyumlar düzenleniyor.

Ülkemizde Akupunktur ile İlgili Güçlü Dernekler Bulunmaktadır

Ülkemizde de akupunkturla ilgili güçlü dernekler bulunuyor. Bu dernekler vasıtasıyla bilimsel çalışmalar yapılıyor ve dergiler yayınlanıyor.

1990 yılında derneklerin çabasıyla sağlık bakanlığı tarafından akupunkturla ilgili yönetmelik çıkarıldı. Bu yönetmelik akupunkturun kimler tarafından ve hangi şartlarda yapılacağı konusunda gerekli düzenlemeleri içeriyor.

Sağlık bakanlığının konuyu ciddiye almasına karşın, kaçak ve yetkisiz olarak çalışan çok sayıda kişinin olması son derece üzücüdür. Hekim olmayanların hasta tedavi etmeleri hukuken yasak, buna rağmen tıbbın her dalında kaçak olarak çalışanların olması insan sağlığı açısından kabul edilemez bir gerçek olarak karşımızda duruyor.

”Prof. Dr. Baha Çelik  ve Akupuntur Bilgileri”

 
Like
Beğen Aşk Haha Wow Üzgün Kızgın
102

avatar
wpDiscuz