Zihni Yatıştırıcı Unsurlar

Hidroterapistler, masörler, çocuk psikologları ve müzik terapistleri kimi uyarıcıların gerilim, kimilerinin ise rahatlama ve gevşeme yarattığını ileri sürüyor. Genelde konuşacak olursak rahatlatıcı uyarıcı ritmik ve düşük yoğunlukta, heyecanlandırıcı uyarıcı ise düzensiz ve yüksek yoğunlukta bir özellik gösterir. Suyun hangi özellikleri göstereceği, ısısına ve uygulanım yöntemine bağlıdır. Uyuklayan bir insanı hiçbir şey soğuk su banyosundan daha çabuk canlandıramaz; sıcak su banyosu ise insanın uykusunu getirir. Masörler kasları germek istediklerinde sert vuruşlar, gevşetmek istediklerinde ise yumuşak dokunuşlar yaparlar

Böylesi değişikliklere gösterilen tepkiler ise yaradılıştan kaynaklanır; yeni doğmuş çocuklar bile ılımlı, ritmik ve yavaş yavaş değişen uyarıcılara olumlu; şiddetli, düzensiz ve ani değişiklikler gösteren uyarıcılara ise olumsuz tepkide bulunurlar. Gerginliğin giderilmesinde bu fizyolojik olgudan pratik kazançlar elde edilebilir.

Huysuz bir bebek anne kucağında sallana sallana uyutulabiliyor. Zihinsel özürlü çocuklar bedenlerini yavaş yavaş sallayarak rahatlayabiliyorlar.

Benzeri bir sakinleşme yolu da, sallanan sandalyeler kullanmak. 18. yüzyılın ikinci yarısında -ve büyük olasılıkla tıbbi ihtiyaçlar sonucunda- ortaya çıkan bu sandalyeler zamanla evlerin değişmez bir eşyası oldu. Benjamin Franklin ve Abraham Lincoln gibi kimi ünlü kişilerin de beğenisini kazanan sallanan sandalyeler bir süre sonra İngiltere’ye ihraç edilmeye başlandı. İnsanı düşünmeye yönelttiklerinden, ilk modellerine “Otur, Sallan ve Düşün” biçiminde yazılar kazınmıştı.

Kendinize zaman ayırın..

Son yıllarda, insanlar öyle uzun uzun oturup da huzur içinde düşünmeye pek zaman bulamadıklarından sallanan sandalyeler gözden düştü. Paradoks da burada zaten: Günümüzü işlerle ne denli dolduruyorsak, kendimize ayırabileceğimiz zaman da o denli azalıyor. Kuzey Amerika’da sallanan sandalye geleneği diri itilmeye çalışılıyor. Stanford’da (Connecticut) sallanan sandalye düşkünleri için bir kulüp bile kuruldu. Öte yandan Ontario’dan Dr. R.C. Swan “Sallanan Sandalyenin Terapik Değeri” adlı bir rapor yayınlayarak, bu sandalyelerin yatıştırıcı bir etkisinin bulunduğunu, kolayca elde edilebildiğini ve yan etki yaratmadığını dile getirdi.

Uygun koşullarda müzik de yatıştırıcı bir etki sağlayarak kişiyi soğukkanlılığa yönlendirebilir. Müzik, eski çağlardan bu yana bunalımların giderilmesinde ve kızgınlığın yenilmesinde başarıyla kullanılmıştır. İngiliz şair ve oyun yazarı William Congreve “Müziğin vahşi yürekleri evcilleştirici bir özelliği var” diyordu. Staffordshire’deki Stoke City Futbol Kulübü’nde yaşanan olay şairin görüşünü destekliyor: Bir karşılaşma öncesinde izleyicilere pop müzik dinletilir; hareketli müzikle coşan izleyiciler çılgınca davranışlarda bulunmaya başlar. Ardından, ortalığı klasik müzik melodileri sarar ve izleyicilerin sakinleştikleri görülür.

Müzik en önemli yatıştırıcı..

Yatıştırıcı bir etki yaratabilmesi için bir müzik parçasının üç unsur – ritim, melodi, armoni- içermesi gerekir. Müzikteki temel vuruşlardan biri olan tempo moderato’nun, insan varoluşunun doğal ritmini simgeleyen kalp vuruşlarının hızında çalınmasına şaşmamak gerekir. İskoç ve İrlanda müziği gibi daha hızlı bir tempo gerektiren müzik, kişiyi harekete, cenaze töreni, ağıtlar gibi daha ağır bir tempoyla çalınan müzik ise hareketsizliğe ve sakinliğe iter. Armoni kuralları temel fizyolojik yasalarla da uyumludur. Kimi nota kombinasyonları yatıştırıcı, kimileri de sinirlendirici olabiliyor.

İnsanların müzik beğenileri büyük değişiklikler gösterse de hangi müziğin sinirlendirici hangisinin yatıştırıcı olduğu konusunda genel bir görüş birliği var. İki doğum uzmanı, müzik terapisini kendi hastalarında denemeye karar verir.

Otuz kadından yirmi yedisi doğum sırasında müziği çok yararlı bulur. Doğumun başlangıç aşamasında Chopin’in gece müzikleri ya da Sibelius’un Valse Triste’si gibi yatıştırıcı melodileri yeğlerken, sona doğru Rossini’nin William Tell uvertürü gibi canlı parçalar çalınmasını isterler. Doğu Almanya’daki Jena Üniversitesi psikiyatri hastaları, dinlendirici müzik aracılığıyla rahatlatılmaya çalışılıyor. En çok beğenilen parçalar, Hendel’in Largo’su ve Bach’ın Fa Majör Süit’i.

Anlaşılacağı üzere dinlendirici müzik parçalarının insan ruhu ve zihni üzerinde yatıştırıcı bir etkisi vardır. Plato da “Ritim ve armoni ruhun derinliklerine işler” derken bu noktaya parmak basıyordu.

 
Like
Beğen Aşk Haha Wow Üzgün Kızgın

avatar
wpDiscuz