Böbrek Yetmezliği

Tarih 2009-01-24 23:51:35 / Okuma 2055
Kronik Böbrek Hastalığı, böbreğin tamamen veya %80 fonksiyonunu kaybetmesi ve görevini yerine getirememesi demektir.

Türkiye'de birçok sayıda kronik böbrek hastası bulunduğu tahmin edilmektedir.

Bütün bu insanların, yaşamlarını devam ettirebilmesi için tedaviye ihtiyaçları vardır.

Şunu bilmeliyiz ki, böbrek hastalığı her insanda, her yaş döneminde oluşabilir.

Genelde hastalığın gelişmesi aşamalı olmaktadır.

Bundan dolayı çoğu insan teşhis konulduğu ve tedaviye ihtiyaç duyulduğu ana kadar hastalığından habersizdir.

  Böbreklerin işlevi
   Böbreğin başlıca işlevleri vücut su, tuz, kalsiyum dengesinin sağlanması, idrar aracılığı ile zararlı maddelerin ve ilaçların vücuttan atılması ve hormon, şeker metabolizmasına olan katkılarıdır. Böbrek yetmezliğinde böbreğin bu işlevlerinde bozulma olur. Böbrek yetmezliği ani (akut) veya sinsi (kronik) seyirli olmak üzere iki şekilde gelişebilir.

   Akut böbrek yetmezliğinin nedenleri
   Çok sayıda neden vardır;
   1. Ağır kanama, kusma, ishal, yanık sonucu kan basıncında düşme
   2. Gebelik: Kanamalar, gebelik zehirlenmesi, sağlıksız koşullarda yapılan  düşükler
   3. Kalp yetmezliği
   4. Böbrek hastalıkları: Nefrit, böbrek damarının tıkanması
   5. İdrar yollarında tıkanıklık: Kanser, prostat büyümesi, taşa bağlı tıkanma
   6. Ameliyatlardan, özellikle büyük ameliyatlardan sonra
   7. İlaçlar: İlaçlara bağlı akut böbrek yetmezliği sık karşılaşılan bir sorundur,   bu nedenle ilaçlar kesinlikle doktor denetiminde kullanılmalıdır.
   8. Depreme bağlı kas zedelenmeleri

   Kronik böbrek yetmezliğinin nedenleri
   Türk Nefroloji Derneğinin verilerine göre;
   1. Nefrit: Böbrek iltihabıdır.
   2. Şeker hastalığı
   3. Hipertansiyon
   4. Taş, tıkanma, tümör gibi idrar yolu hastalıkları
   5. Böbrek kistleri
   6. Diğer nedenler

Belirti ve bulgular
   Gece idrara kalkma, halsizlik, nefes darlığı, çarpıntı, idrar miktarında azalma, hipertansiyon, el, ayaklar ve göz etrafında şişmedir. Böbrek yetmezliğinin erken dönemlerinde belirtiler çok silik olabilir, tek belirti sık gece idrara kalkma olabilir. Gece idrara kalkma akşam çok sıvı (çay, su, karpuz...) alanlarda veya prostat hastalığı olanlarda da görülebilir. Gece idrara kalkan bir hastada başka bir neden yoksa bunun nedeni böbrek yetmezliği olabilir. Bu nedenle sık sık gece idrara kalkanların mutlaka böbrek yetmezliği yönünden araştırılmaları gereklidir. Bu amaçla kan ve idrar incelemeleri yapılmalıdır.

   Tanı
   Böbrek yetmezliğinin tanısı kanda üre veya kreatinin isimli maddelerin ölçülmesi ile mümkündür. İdrar incelemesi, radyolojik yöntemler, kanın biyokimyasal incelemesi ve diğer laboratuvar incelemeleri böbrek yetmezliğinin nedenini anlamaya yöneliktir.

   Tedavi
   Akut ve kronik böbrek yetmezliklerinde tedavi farklıdır. Böbrek yetmezliği tedavisi hastanın özelliğine ve böbrek yetmezliğine yol açan hastalığa göre değişir. Tedavi kesinlikle bir doktor denetiminde olmalıdır. Tedavide en önemli nokta eğer var ise kan basıncı düşüklüğü veya yüksekliğinin kontrol altına alınmasıdır. Beslenme, sıvı ve tuz dengesinin sağlanması ve ilaçlar diğer tedavi yöntemleridir.
   Akut böbrek yetmezliği olan hastaların böbrekleri iyi ve yeterli tedavi ile genellikle düzelir. Böbrek yetmezliği ilerler ve kalıcı hale gelirse başka tedavi yöntemleri gerekir:
   1. Diyaliz
   2. Böbrek nakli

 

Böbrek yetmezliği ile ilgili bir diğer makalemiz ;

 

Böbrek Yetmezliği

Böbrek yetmezliği tanısı konulduğu zaman endişelenmeniz çok normaldir ama doğru bilgi almanızın, size gelecek ile ilgili büyük yararları vardır. Sosyal ve fiziksel ihtiyaçlarınıza göre renal ekibiniz ile birlikte size en uygun tedavi biçimini seçebilirsiniz. Renal ekip; doktorunuz, aileniz, diyaliz ünitesi hemşireleriniz, psikoloğunuz, yardımcı personel ve diyetisyenlerden oluşur.

Bir kaç tedavi seçeneğiniz var,

Renal ekibiniz her zaman yanınızda ve doğru karar vermenize yardımcı olacaktır.

Yalnız değilsiniz...!

Böbreklerimiz

Böbreklerimiz, omurganın her iki yanında, karın boşluğu içerisinde ve bel bölgesinin biraz yukarısında yer alırlar. Normalde her insanda iki tane böbrek bulunur. Fakat sağlıklı tek bir böbrek de normal yaşam sürdürmeye yeterlidir. Böbrekler şekil olarak fasulyeye benzerler. Ağırlık ve yapı olarak çok küçük görünen bu organların vücudumuz için önemi çok büyüktür.

Böbreklerimizin görevleri

  • Metabolik ürünlerin vücuttan atılması
    Böbreklerimizin en önemli görevi vücudumuzdaki zararlı ve atık maddeleri ( üre, kreatinin, ürik asit gibi ) süzerek vücuttan idrar yolu ile atmaktır.
  • Kan basıncının düzenlenmesi
    Böbreklerimiz çeşitli hormonlar salgılar. Bunların birinin adı RENİN dir. Bu hormon yardımı ile tansiyonumuz düzenlenir.
  • Sıvı dengesini ve kandaki pH düzenlenmesini sağlar
    Vücudumuza gerekli olan bazı minerallerin, ( tuz, potasyum, fosfor, magnezyum vb ) suyun, glikozun ve proteinlerin dengede tutulmasını sağlarlar.
  • Kan yapımını kontrol eder
    Böbreklerimiz salgıladığı bir hormon olan ERİTROPOETİN ile kemik iliğini uyararak kan yapımına yardımcı olurlar.
  • Kemik yapımını kontrol eder
    Vücudumuza alınan D vitamininin kullanılmasını sağlıyarak kandaki kalsiyum – fosfor seviyesini dengeler ve sağlıklı bir kemik yapısının olmasına katkıda bulunurlar.

Böbrek yetmezliği

Böbreğin normal işlevlerini yerine getirememesidir.
İki türlü böbrek yetmezliği vardır.

Akut böbrek yetmezliği

Sağlıklı böbreğin çalışmasını engelleyen ani bir olay meydana gelmiştir.

Bu olaylar;

  • Tansiyonun ani bir şekilde düşmesi
  • Kazalar, büyük kanamalar
  • Böbrek enfeksiyonları
  • Zehirlenmeler
  • İlaçlardan kaynaklanan allerjik olaylar
  • Geçirilen büyük ameliyatlar
  • İdrar yollarında oluşabilecek tıkanmalar
  • Büyük yanıklar

Bu tür böbrek yetmezlikleri genellikle tamamen iyileşebilir, ancak müdahale edilmediğinde ölümcül olabilir veya hasta kronik böbrek yetmezliğine girebilir.

Kronik böbrek yetmezliği

Böbreklerin, görevlerini çeşitli nedenlerle ve geriye dönüşümsüz olarak yapamamasından dolayı, ortaya çıkan durumdur.
Uzun bir zaman sürecinde gerçekleşir ve genellikle iyileşmez.

Kronik böbrek yetmezliğinin nedenleri

  • Yüksek tansiyon
  • Sistemik hastalıklar ( şeker hastalığı, ailevi akdeniz ateşi vb.. )
  • Böbrek kistleri
  • Kanamalar
  • Bazı ilaçlar
  • Glomerülunefrit
  • Veziko-Üretral reflü
  • Bilinmeyen nedenler

Kanda zararlı maddelerin birikmesi arttıkça;

  • Halsizlik
  • Bulantı, kusma
  • İştahsızlık
  • Vücutta su ve tuz birikmesi sonucu şişmeler ( ödem ) meydana gelir ve tansiyon yükselir
  • Uyku hali, dalgınlık
  • Kansızlık
  • Ciltte renk değişikliği ve kaşıntı başlar

Böbrek yetmezliği erken dönemde fark edilirse ilaç ve diyet tedavisi ile geciktirilebilir. Ancak, böbreklerimiz tamamen veya büyük ölçüde çalışamaz hale geldiğinde, sadece ilaçla ve diyetle tedavi mümkün olamamaktadır.
Bu durumda başka tedavi seçenekleri gerekir.

Bunlar;

1. Böbrek nakli
2. Diyaliz
  a. Periton diyalizi
  b. Hemodiyaliz

Hangi tedavi benim için uygundur?
Tedavi seçeneklerini doktorunuz ve hemşireniz ile konuşabilirsiniz. Aileniz ile beraber tedavi şekline karar verin.

Böbrek transplantasyonu
Yeni bir böbreğin, vücuda cerrahi operasyonla takılması demektir. Nakledilen böbrek normal böbrekten daha aşağıda bir seviyede yerleştirilir ve çalışmaya başlaması için bir kaç hafta geçmesi gerekebilir. Bu sure içerisinde diyaliz tedavisine devam edilebilir.

Yeni transplantasyon yapılmış böbrek nasıl takip edilir?
Her gün ilaçlarınızı düzenli olarak alınız. Doktorunuzla kararlaştırdığınız kontrollere düzenli olarak gidiniz. Diyetinizi takip ediniz. Doktorunuzun önerilerini uygulayınız. Transplantasyondan sonra özellikle ilk 3 ay sağlık problemlerinize dikkat ediniz. Kilo almamaya gayret ediniz.

Transplantasyonun dezavantajları
Bir verici için beklemek. Büyük bir operasyon geçirme riski. Yeni böbreğin vücut tarafından kabul görmemesi. Devamlı ilaç kullanma zorunluluğu ve kullanılan ilaçların yan etkileri. Vücudun savunma mekanizmasının zayıflaması. Vücut görünüşünde değişiklik olması.

Transplantasyonun avantajları
Nakil edilmiş böbrek sağlıklı böbrek gibi çalışır. Hasta kendini özgür ve sağlıklı hisseder. Az diyet kısıtlaması gerekir.

DİYALİZ

Diyaliz nedir?
Diyaliz, vücuttaki fazla suyu ve atık maddeleri filter ederek vücuttan atılmasını sağlayan yöntemdir.

2 çeşit diyaliz vardır;

  • Hemodiyaliz
  • Periton diyalizi

Hemodiyaliz nedir?
Böbreğin çalışmadığı hallerde, suni böbrek makinaları kullanarak vücuttaki fazla su ve atık maddelerin vücuttan atılma yöntemidir. Hemodiyaliz işleminde, iki iğne yardımı ile kan makinaya gider, bir filtreden geçer, temizlenir ve damara geri döner.

Hemodiyalizin dezavantajları

  • Hastaneye bağlı olmak
  • Hastanenin programına uymak
  • Makineye bağlı uzun sure kalmak
  • Her tedavide damara iki iğne ile girmek
  • Her tedaviden sonra kendini bitkin hissetmek
  • Tedavi sırasında tansiyonda ani değişikliklerin olabilmesi
  • Tedavi aralarında vücutta toksik maddelerin birikmesi
  • Kısıtlı diyet ve sıvı alımı
  • Vasküler girişin devamlı açık olması

Periton diyalizi
Periton, karın boşluğunda bulunan, karın duvarını ve organları saran bir zardır. Periton diyalizi, karın boşluğuna küçük bir ameliyat ile yerleştirilen, ince, yumuşak, silikondan yapılmış kalıcı bir tüp ( kateter ) aracılığı ile yapılır.

Periton diyalizi 2 şekilde uygulanır;

1. SAPD ( Sürekli Ayaktan Periton Diyalizi )
2. APD ( Aletli Periton Diyalizi )

SAPD ( Sürekli Ayaktan Periton Diyalizi )

Hastanın vücut yapısı ve ağırlığına gore 1000 – 2500 ml kadar özel hazırlanmış periton diyalizi solusyonu karın boşluğuna verilir.
Vücuda verilen solusyon 4-6-8 saat kadar karın boşluğunda kaldıktan sonra yeni solusyonla değiştirilir.
Bu zaman sürecinde kanda bulunan üre, kreatinin gibi atık maddeler ve vücutta bulunan fazla sıvı, diyaliz solusyonuna geçer. Karın boşluğuna diyeliz sıvısının verilmesi ve boşaltılması, yer çekimi ile gerçekleştirilir.
Bu işleme “Diyaliz torba değiştirme işlemi” denir. Diyaliz işlemi hasta tarafından 3-4-5 kez yapılır. Bu şekilde uygulanan periton diyalizine SAPD ( Sürekli Ayaktan Periton Diyalizi ) denir.

APD ( Aletli Periton Diyalizi )

Evde makina aracılığı ile uygulanan periton diyalizi işlemine APD ( Aletli Periton Diyalizi ) denir. Bu tedavi biçiminde, hasta yatmadan once set ve solusyon torbalarını kendisi periton diyaliz makinasına yerleştirir ve makinayı proglamlanmış şekilde çalıştırır. Hasta uyurken gece boyunca ( 8 – 10 saat ), makina karın boşluğuna diyaliz sıvısını verir, bekletir ve boşaltır.

Periton diyalizini nasıl öğrenebilirim?
Diyaliz ünitesine ilk geldiğinizde, Periton diyalizine yeni başlayan bir hasta olarak 1-2 haftalık bir eğitim göreceksiniz. Bu eğitimle periton diyaliz hemşireniz size tedavinin nasıl yapılması gerektiğini ve sağlığınızı nasıl koruyabileceğinizi öğretecek.

Periton diyaliz kateteri nedir?
Yumuşak, ince, ucu kıvrık ve vücuda uyumlu, silikondan yapılmış bir borudur. Ufak bir operasyonla takılır ve karın boşluğuyla bağlantı sağlanır. Bu kateter sayesinde, hasta, temiz solusyonu kendi kendine değiştirebilir.

Kateterin vücuda yerleştirilmesi
Kateterin periton boşluğuna yerleştirilmesi anestezi altında yapılır ve hasta herhangi bir acı duymaz. Takılan diyaliz kateterinin yerine uyum için 3-4 hafta sure geçmesi gereklidir.

Karnımda sıvı olunca rahatsız olacakmıyım?
Periton diyalizi değişimi rahatsız edici, acı veren veya hareketleri engelleyen bir işlem dğildir.

Seyahat edebilecekmiyim?
Periton diyalizi uygulanan hastalar için seyahat kesinlikle problem değildir. Seyahatin uzun veya kısa olması hiç farketmez. Size yardımcı olan hemşirenizi bilgilendirdiğiniz takdirde, periton diyalizi için gerekli olan tüm malzeme, Fresenius Medikal Hizmetleri tarafından kaldığınız yere gönderilecektir. Periton diyalizi tüm dünyada uygulandığından diyaliz merkezleri arasında bağlantı her zaman kurulabilir ve bir sorun ortaya çıktığında anında yardım edilebilir. Bu nedenle hastalar seyahatlerde dosyalarını yanlarında bulundurmalıdır.

Egsersiz ve spor yapabilecek miyim?
Kateterin takılmasını izleyen günlerde fiziksel egsersizler minimum düzeyde tutulmalıdır. Böylece kateter karın duvarına sorunsuz bir şekilde adapte olur. Daha sonra düzenli fiziksel egsersizler, özellikle karın kaslarını kuvvetlendirmek açısından önemlidir.
Bisiklete binmek, yürüyüş, balık tutmak, golf veya masa tenisi rahatlıkla yapabilirsiniz.

Periton diyalizinin avantajları

  • Hasta, periton diyalizi hemşiresi tarafından eğitimi verildikten sonra tedavisini kendi başına yapabilir, hastaneye bağımlılığı azalır
  • Gıda ve sıvı alımı daha serbesttir
  • Tansiyon kontrolü daha iyi sağlanabilmektedir
  • Hemodiyalizde olduğu gibi kan kaybı görülmez
  • Eğitimi basit ve süresi kısadır
  • Kalp ve damar sistemine yüklenme az olduğundan, özellikle yaşlı hastalarda ve çocuklarda tercih edilen bir tedavi şeklidir
  • Periton diyalizi, hastanın günlük yaşantısına devamını sağlar ( okul, iş, seyahat, tatil )

Periton diyalizinin dezavantajları

  • SAPD ( Sürekli Ayaktan Periton Diyalizi ) de günde 3-4-5 değişim yapması gerekir
  • Enfeksiyon riski vardır
    a. Katetere bağlı enfeksiyonlar
    b. Peritonit ( karın içi zarının iltihabı )
  • Protein kaybı olabilmektedir
  • Hastanın karnında sürekli kateter kalmaktadır
  • APD tedavisinde gece boyunca makina çalışmaktadır

bobrek bobrek yetmezligi bobrek hastaliklari bobrek nakli

yorumlar

aradıgımı bulamadım ama genede sagol

apocan 2009-03-02 09:07:01

yorum Yaz