Cinsel Eğitim ve Türkiye Gerçeği !

Her toplumun kendi yapısına göre bir cinsel eğitimi vardır. Bugün Türkiye’de cinsellik sanki yeni keşfedilen bir alan gibi görülmektedir.

Cinsel bilgi eksikliği üzerinde hep durmaktayız, ancak bugün Türkiye’de cinsel sorunların pek çoğunun altında cinsel bilgi eksikliğinden başka bir de kulaktan dolma yanlış bilgi sahibi olmak gelmektedir. 20 Nisan 1926’da Türkiye Büyük Millet Meclisi, o zamanki Avrupa medeni hukuklarının en moderni olan İsviçre Medeni Kanunu’nun bir nevi kopyasını çekerek kadın ile erkeği eşit kılıp tek kadın ile evliliği kabul etmiştir.

Ergenliğe Giren Kızların Utanma Psikolojisi !

Kadınlardan bin yıllık bir dini gelenekten koparak peçe takmayı bırakıp dış görünüşleri ile Batılılaşmaları istenmiştir. Bugün Türkiye’de artık bir kadının dekoltesini veya çıplak bacaklarını gören erkeklerin ne derecede cinsel olarak uyarılıp uyarılmadığı veya artık erkeklerin ülkemizde bu evrenselleşmeye alışıp alışmadığı, tıbbi seksolojinin tartışma alanı dışında kalmaktadır.

Adet Gören ve Göğüsleri Dikleşen Kız Evlendirilir !

Bu kanunun çıkışından bu kadar yıl geçmesine rağmen, bir kız âdet görünceye kadar çocuk muamelesi görür, âdet görüp erginliğe ulaşır ulaşmaz ise hareketlerinden kuşku duyulan, güvenilemeyen, cinsiyeti nedeniyle izlenmesi gereken bir durumdadır. Genç kız bu gelişmeleri izleme mecburiyeti duyacaktır.Gelişen, dikleşen göğüslerini adeta bir suç delili gibi gizleme çabasında olacaktır.

Cinselliği ayıplamak cehaletin eseridir !

Eğitim eksikliği nedeniyle cinsel organların geliştiği ve cinsel dürtülerin ortaya çıktığı erginlik ve gençlik yıllarında, aile ve çevreden gelen cinselliği ayıp, kötü, pis, kirli ve aşağılayıcı olarak nitelendiren görüşler bu çağdaki gençleri bütün yaşamı boyunca cinselliğe ulaşılması gereken bir konu olarak bakmaya zorlamaktadır. Fonksiyonel cinsel bozuklukların oluşmasında bu tür yaklaşımların oldukça büyük bir etkisi vardır.

Ayıplanma Cinsel Kimlik Sorunu Yaratır !

Tabiat kanunlarına karşı baskı yapılması bu konuların ayıp sayılması, aşağılanması gerçek anlamda cinsel kimliğin benimsenmesini engellemiş olabilir. Bu ise evliliğin temelini oluşturan cinsel yaşamda evlilik bunalımlarına neden olur. Özellikle kadınlar cinsel dürtü ve ilgilerini eşlerine göstermeyi ayıp sayacak şekilde şartlandırdıkları için, cinsel birleşmeye ortak olmaları, aynı oranda yapıcı olmaları gerektiği gerçeğini de benimseyemezler.

 
Like
Beğen Aşk Haha Wow Üzgün Kızgın
61

avatar
wpDiscuz