Kadın Cinsellik HPV ve Kanser

Oldukça sık sorulan bu sorunun cevabı ;  Evet !  Kadınların cinsel yaşamlarında, özellikle rahim ağzı kanseri, daha duyarlı olmalarını gerektiriyor. Son yıllarda HPV denen human papilloma virüsünün kadında rahim ağzı kanserine neden olabileceği artık kabul edilmektedir.

Eskiden de herpes genitalis virüsüne yakalanan kadınlarda dölyatağı ağzı kanseri oranının daha fazla olduğu ileri sürülmekte idi.Çok fazla eş değiştiren kadınlarda ve prezervatif kullanmayan fahişelerde rahim ağzı kanserinin daha fazla görüldüğü saptanmıştır. Cinsel yaşam ve kanser ilişkisi nedeniyle bu kanser üzerinde daha fazla durmak istiyorum.

Rahim Ağzı Kollum Kanseri Riski

Rahim ağzı kanseri, diğer deyimiyle kollum kanseri en sık rastlanan kadın cinsel organ kanseridir. Çeşitli istatistikler sıklık oranını % 60-80 arasında göstermektedir. Genellikle 35 ile 60 yaşları arasında, fakat daha çok 50 yaş civarında görülür. Tabii ki daha genç ve yaşlılarda da görülebilmektedir.

Kanser mücadelesinde, son yıllarda bilhassa Birleşik Amerika‘da ve Batı Avrupa ülkelerinde kadınların yılda en az bir defa kadın doktoruna giderek kanser erken teşhis muayenesi yaptırması sonucu rahim ağzı kanseri, tedavide olumlu sonuç alınan bir kanser haline gelmiştir. Bu başarıda kadınların aydınlatılmış olmasının, çekinmeden gitmelerinin, erken teşhis, dolayısıyla tedavi başarısında payı büyüktür.

Kollum Kanseri Fazlaca Görülmekte

Çok sık görülmesi tıp otoritelerinin kollum kanserinin üzerine eğilmesini sağlamış, çok yönlü çalışmalar yapılmış, görüşler ortaya atılmıştır. Kanserin oluşumu ile ilgili, bilindiği gibi çeşitli teoriler vardır. Fakat bugünkü bilgilerimiz kanserin oluşumunu kesin bir şekilde açıklayamamaktadır.

Fahişelerde Rahim Ağzı Kanser 4 Kat Fazla !

Bu kanserin oluşumu hakkında da istatistiklere dayanan çeşitli araştırmalar yapılmıştır. Bazı ilginç istatistiklere değinebiliriz. Örneğin fahişelerde rahim ağzı kanseri normale nazaran dört defa daha fazla gözükmektedir.

Bu durum değişik erkeklerle cinsi münasebette bulunmaya bağlanmaktadır. Diğer bir araştırmaya göre genital temizliği kötü olan erkeklerin eşlerinde kollum kanserine daha fazla rastlanmaktadır.

  • Herpes simplex-virüs Typ II adlı bir virüs enfeksiyonu geçirmiş kadınlarda bu kansere yakalanma oranının daha fazla olabileceği görüşü, ortaya atılan ilginç teorilerdendir.

İlk Belirti Kanamalı Akıntılar..

  • Hastanın fark edebileceği ilk belirtiler, az miktarda kanamalı akıntılar veya cinsi münasebette bulunduktan sonra görülen hafif kanamalardır.
  • Esasen bu belirtiler ortaya çıküğmda kanser yüzeyden derine doğru az veya çok ilerlemiştir.
  • Rahim ağzı kanseri erken safhada bir belirti vermez.
  • Bu erken safhadaki değişiklikler henüz yüzeydeki hücreler seviyesindedir.
  • İşte bu devrede, ancak hasta hiçbir şikayeti olmadan yıllık kontrole gider, sitolojik ve kolposkopik muayene yapılırsa, erken teşhis imkanı ortaya çıkar ve böyle bir muayene hayat kurtarıcı olur.

Kollum Kanseri Teşhisi ;

Teşhis sitolojik ve kolposkobik teşhisten sonra biyopsiye (özel bir aletle muayene maddesi alınması) dayanır.

Kollum Kanseri Tedavisi ;

Kollum kanserinde hastalığın içinde bulunduğu safhaya göre, ameliyat veya şua tedavisi veya her ikisi birden belli bir plan çerçevesinde uygulanır.

Son yirmi yıl içinde kadın genital organlarında oluşan kanser çeşitlerinin teşhis ve tedavi yöntemlerinde büyük ilerlemeler kaydedilmiştir. Bundan başka kanser erken teşhis çalışmalarına önem verilmiştir.

  • Amerika ve Almanya gibi ülkelerde kadınlar yirmi yaşından itibaren hiçbir şikâyeti olmasa dahi altı ayda bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanına giderek meme kanseri ve genital organ kanseri yönünden muayeneden geçmektedir.
  • Bu şekilde kanser fazla gelişmeye imkân bulamadan erken safhada teşhis edilmekte ve tedavide başarı oranı da o derecede yüksek olmaktadır.
  • Bilindiği gibi kanser gelişme derecesine göre sınıflandırılmakta ve buna göre bazı tıbbi esaslara dayanılarak tedavi yöntemleri seçilip uygulanmaktadır.

Kadınlarda Pap Smear ve Erken Teşhis

Kadınların yılda iki defa muayeneye giderek pap smear denen sitolojik muayene yapılmasının gayesi, kanseri dysplazi ( dysplasia ) dediğimiz en erken veya carcinoma in situ dediğimiz erken safhasında teşhis edilmektedir.

Çünkü bu safhada teşhis edilebileceği takdirde tedavide başarı şansı %100 olmakta ve hasta kurtarılmaktadır. Bu safhada kadınların hiçbir şikâyeti olmamaktadır. İşte bu sebepten kadınlara kanser erken teşhis muayenesi önerilmektedir.

Bu muayene, sitolojik muayene ve meme muayenesini kapsamaktadır.

 
Like
Beğen Aşk Haha Wow Üzgün Kızgın
61

avatar
wpDiscuz