Gerginliği gidermenin eğlenceli bir yolu da zaman zaman gürültü ve koşuşturmanın boğucu ortamından uzaklaşıp doğanın huzurlu ortamına sığınmaktır.

Prens Charles zaman buldukça Gloucestershire’daki çiftliği Highgrove’a çekilerek dinlendirici olarak nitelendirdiği çiftlik işleriyle uğraşıyor. Prens bir televizyon konuşmasında, “Toprağı gübrelemek, inekleri sağmak ve duvarları onarmak gerçekten çok hoşuma gidiyor. Çiftliğimde saraydaki yaşamdan bütünüyle farklı bir yaşam sürüyorum. Yaşama bakış açımın genişlediğini gözlüyorum” demişti.

Diğer insanlar da bahçeyle uğraşarak, balığa çıkarak ya da kırlarda yürüyüş yaparak benzeri bir huzur ortamına kavuşabildiklerini söylüyorlar. Goethe, yaşamını adadığı Faust adlı eserinde, “Hiç bitmese bu an, öyle mutluyum ki” diyebileceği tek bir an karşılığında ruhunu şeytana satacak ölçüde mutsuz bir doktorun dramını anlatır. Doktor cinsel yaşamını renklendirerek, bol bol gezip tozarak, politik gücü ele geçirerek ve maddi zenginliğe kavuşarak mutluluğu bulmasıyla sonuçlanacağına inandığı sonsuz haz arayışına başlar.

Ne var ki insanüstü bir güçle donanmasına, göz kamaştırıcı bir zenginliğe kavuşmasına ve cinsel zevkin her türlüsünü tatmasına karşın kendisini hoşnut kılamaz.

Sonunda, yıllar geçip yaşlı bir adam olduğunda doğanın güzelliklerini keşfeder. Goethe başeserini yazmaya yirmi üç yaşında iken başlar, seksen üç yaşında ölmeden kısa süre önce bitirir. Onca yaşın verdiği deneyimle, kahramanını nereye doğru yönlendireceğini çok iyi bilmektedir. Böy-lecc epik öyküsünün son sayfalarında Faust’u bir toprak parçasını sulayıp, bir bahçe yapmaya çalışırken tasvir eder. Faust, huzuru burada bulur. Böylece amacını gerçekleştirmiş olmanın huzuru içerisinde, “Hiç bitmese bu an, öyle mutluyum ki” der içtenlikle.

Çevremizdeki dünyayı çocuksu bir hayranlıkla gözlemeliyiz. Bir düşünün, ilk kez görüyor olsaydınız yıldızlar gözünüze ne kadar büyüleyici görünürdü. Bir düşünün, doğuştan görme özürlü olsaydınız ve günün birinde gözleriniz açılsaydı, gülleri seyretmek ne denli zevkli olurdu. Bir düşünün, son kez görüyor olsaydınız, güneşin batışı ne denli muhteşem bir olaya dönüşürdü.

Amerikalı görme özürlü yazar Helen Keller, Faust gibi gerçek mutluluğu arayanlara öğüt verirken ;

 “Gözlerinizi yarın görmez olacakmışsınız gibi kullanın, seslerin müziğini, kuşların ötüşünü yarın duymaz olacakmışsınız gibi dinleyin. Nesnelere yarın dokunma duyunuzu yitirecekmişsiniz gibi dokunun. Çiçekleri bir daha asla koklayamayacakmışsınız gibi koklayıp, lokmaları bir daha asla tadamayacakmışsınız gibi tadın” diyor.

 
Like
Beğen Aşk Haha Wow Üzgün Kızgın

avatar
Sıralama:   En yeniler | Eskiler | En popüler
Azra
Ziyaretçi

Çok güzel süper çok duygulandım ?☺️

wpDiscuz