E Vitamini (Tocopherol) Nedir

 Yağda Çözülen Vitaminler.

E vitaminleri 8 adet ve doğal olarak bulunan tokoferollerdir, bunlardan a-tokoferol en aktif olanıdır. Vitamin E’nin başlıca fonksiyonu, hücre bileşenlerini moleküler oksijen ve serbest radikaller tarafından enzimatik olmayan oksidasyonundan korumada bir antioksidan olmasıdır.

Alfatokoferol, diğer formlara karşın ısıya ve asitlere oldukça dayanıklıdır. Diğer tokoferoller gıdaların ısıtılma, pişirilme, dondurulma, işlenme esnasında tahrip olurlar. Tahılların öğütülmesi, unun renginin beyazlatılması, yağda kızartma ve fırında sıcağa maruz kalma sonucunda E vitamininin çoğu yok olur.

  • E vitamini bağırsaklardan önce lenf sistemine sonra da kan yoluyla karaciğere gelir.
  • Kullanılmayan miktarın fazlası genellikle dışkı ile atılır.
  • Depo edilebilen kısmın çoğu yağ doku ve karaciğerdedir.
  • Daha az miktarda da kalp, adale dokusu, testis, rahim, böbrek üstü bezi, beyin ve kanda depo edilir.
  • Ayrıca deriden de emilebilme özelliği vardır.

E Vitamininin Etkileri Neler

E vitamini temel görevi antioksidan etkisidir.

Bu, sanıldığından çok daha önemli bir özelliktir. Antioksidan demek okside olmayı, yani oksijen ile bozulmayı önlemek demektir. Oksijeni tutarak, oksijen etkisi ile oluşabilecek, istenmeyen etkilerin önüne geçer. Bu etki C vitamini, beta karoten, glutatyon ve selenyumda da vardır.

  • Gıda endüstrisinde yağ ve yağlı gıdaların oksitlenme ile acı tat almasının engellenmesi amacı ile kullanılır.
  • İnsan vücudunda da oksijen etkisi ile parçalanabilecek veya değişebilecek vücut bileşimlerini korur.
  • Hücrelerin genel sağlığını korumak gibi özellikleri vardır. Hücrelerdeki yağların oksijen ile bozulması sonucu bazı pigmentler oluşur (yaşlılık lekeleri).
  • E vitamini bunu engelleyebilir.
  • Doymamış yağ asitlerinin oksidasyonunu azaltarak hücre zarı oluşumuna yardımcı olur.
  • Lipid zarlarının ve doymamış yağ asitlerinin oksijenin etkisi ile yıkılmasını önler.
  • Serbest radikaller denen zararlı maddelerin dokuları tahrip etmesini önler.
  • Bu özelliği ile damar sertliği, kalp hastalıkları, hipertansiyon, eklem iltihabı, yaşlanma sorunları üzerine olumlu etkileri olmaktadır.
Vitamin e

E Vitamini Faydaları Muhteşemdir

  • Enzim sistemleri ve DNA molekülün dayanıklılığını artırır.
  • Deri, karaciğer, meme ve testis gibi oksidasyona hassas dokuları ve hücreleri korur.
  • Akciğeri havanın içerisindeki zararlı maddelerden korur.
  • Böbrek üstü bezi ve beyinden salman hormonları dayanıklı kılar.
  • Vücutta normal dışı hücre üremesini engeller.
  • Bu özelliği ile tümör oluşumuna karşı etki gösterir.
  • Pıhtılaşmayı ve alyuvar zarlarının parçalanmasını önleyici etkisi vardır.
  • Kalp ve adale hücrelerinin oksijen gereksinmesini azaltarak bu sistemlerin daha rahat çalışmasını sağlar.
  • Trombosit denilen kandaki bir tür pıhtılaşma hücresinin birbirlerine yapışmasını engeller.
  • Bu etkisinin kalp ve damar hastalıklarında kullanılan aspirinden daha güçlü olduğu yönünde yayınlar vardır.

E Vitamini Günlük Gereksinim Miktarı

Günlük gerekli miktar, vücut ebatlarına ve beslenmede bulunan uzun zincirli yağların oranına göre değişmektedir. Yenilen rafine yağlar, yağda kızartılmış yiyecekler ihtiyacı arttırmaktadır.

Alfatakoferol için 1 mg 1.49 IU (enternasyonel ünite) kabul edilir.

Olumlu etkiler nedeniyle ilâç şeklinde alındığında önerilen günlük 400 -600 IU’dir. Bu ihtiyaca göre 800 -1600 IU’ya kadar çıkabilir. 1600 IU üstü ancak doktor kontrollü olabilir.

E Vitamininin Doğal Kaynakları

  • Buğday,
  • pirinç,
  • mısır,
  • darı,
  • çavdar,
  • marul,
  • soya,
  • yer fıstığı,
  • kabak çekirdeği,
  • badem,
  • susam,
  • ceviz,
  • zeytinyağı,
  • ayçiçek yağı,
  • buğday özü,
  • mayonez,
  • margarin,
  • mısır özü yağı,
  • soya fasulyesi yağı,
  • tereyağı,
  • ıspanak,
  • kuşkonmaz,
  • muz,
  • pamuk yağı,
  • çilek ve yeşil sebzelerdir.
E vitamini faydaları

E Vitamininin Doğal Kaynakları

Bir yetişkin için –RDA– önerilen miktar 8-10 mg’dir. E vitamini kalp hastalığı gelişmesine karşı koruyucu etki göstermektedir. İki yıldan daha uzun bir süre günde 400 IU (önerilen günlük gereksinim 15 IU) vitamin E takviyesi en fazla korumayı sağlar.

Takviye yapılmayanlarla kıyaslandığında kalp krizi sıklığında % 40 azalma, E vitamininin antioksidan fonksiyonu, LDL oksidasyonu engellenmektedir. Okside LDL’nin kalp hastalığını ilerlettiği düşünülmektedir.

E Vitamininin Sporda Kullanımı

E vitamini ve fiziksel performans üstüne birçok çalışma yapılmıştır. Fakat ne kuvvette ne de dayanıklılıkta E vitamini takviyesinin bir etkisi bulunmamıştır. Bazıları, E vitamini ile peroxide hasar oluşmasın da azalma olduğunu iddia ederken, diğerleri E vitaminin bir yararı olmadığını belirtmektedir.

E Vitamini Eksikliği Sonuçları

E vitamini eksikliği insanlarda normalde görülmez. E vitamini eksikliğini ortaya koymak pek kolay değildir. Diğer vitaminler gibi eksikliğini gösteren hastalıklar yoktur.

Kandaki seviyesi ölçülerek bazı kişilerde düşük olduğu görülmüştür. Akne, anemi, enfeksiyon, bazı kanser türleri, diş eti hastalıkları, safra kesesi taşı, sinir adale hastalıkları, Alzheimer tipi demans sorunları olan kişiler buna örnektir.

  • Prematüre bebeklerde eksikliğine bağlı olarak anemi olabilir.
  • E vitamini anneden çocuğa kan yoluyla geçmez ama sütüyle geçer.
  • Doğumdan sonra anne sütü alamayanlarda eksikliği özellikle inek sütüyle beslendiklerinde görülebilir.
  • Kan hücreleri dayanıksız olup kolaylıkla parçalanmaktadır.
  • Parçalanan bu hücrelerden ortaya çıkan yıkım ürünlerinin etkisiyle adalelerde normal dışı yağlanma ve karaciğer ile dalak sorunları oluşur.

İnsanlarda deneysel olarak eksikliğini yaratabilmek için kasıtlı olarak bir yıldan uzun süreli özel diyet uygulanması gereklidir.

Yapılan bir çalışmada vitamin E’nin diyete ek olarak alınmasının kas kuvveti, sindirim sistemi rahatsızlığı, çalışma performansı durumundaki değişmeler incelenmiştir. Sonuçta yüksek doz vitamin E alımının belirlenen bu ölçütlere önemli değişiklik yapmadığı belirlenmiştir.

E vitamini zararları

E Vitamini Fazlalığı ve Zararları

Vitamin E, yağda çözünen vitaminlerin en az toksik olanıdır.

300 mg / gün dozlarda toksisite gözlenmemiştir. E vitamini zarları peroksitler tarafından yıkımına karşı koruyan kuvvetli bir antioksidandır. Peroxitler, yağlar (özellikle doymamış yağlar) oxide olurken oluşur.

Bu peroxitlere serbest radikaller denir. Çünkü bunlar hücreleri değiştirerek veya tahrip ederek içlerinde ve çevrelerinde hareket eder. E vitamini bir antioxidant olduğundan oksijenin yakalanmasına yardım eder. Böylece hücreleri korumak için yağların oxidasyonunu sınırlamış olur.

  • Gereğinden fazla alınanlarda birkaç gün içerisinde dışkı ve idrarla vücuttan uzaklaştırılır.
  • Çok yüksek dozları bulantı ve ishal yapabilir.
  • Düzenli E vitamini kullananlarda doz, günde 1200 IU’yi geçtiğinde immün sistemin (bağışıklık sistemi) baskılandığı gözlenmiştir.
  • Halbuki düşük dozlar immün sistemi güçlendirici etki sağlamaktadır.

Günde 400 – 600 IU yağsız ve suda eriyen süksinat formu, dolaşımı, dolayısıyla dokuların kanlanmasını arttırıcı etki göstermesine karşın, diğer yağlı formu tansiyon hastalarında tansiyonu yükseltici etki yapmaktadır.

 
PAYLAŞ

avatar
wpDiscuz