GEBELİK TOKSEMİSİ

Gebeliğin son üç ayında veya lohusalığın ilk günlerinde görülen, tansiyon yükselmesi, ödem ( gövdede şişkinlikte beliren su tutulması) ve idrarda protein bulunması ile kendini gösteren bir hastalıktır. Bu duruma, halk arasında mhavalen denen vücut kasılmaları ve şuur kaybı da katılırsa durum «eklâmpsi» olarak nitelendirilir.

En çok ilk gebeliklerde görülmesi ikiz ve mol gebeliklerinde ve kötü beslenen kimselerde sık rastlanmasının nedeni tıbben açıklanamamıştır. Tokseminin nedeni bilinmemektedir. Oluşumu kolaylayan nedenler arasında böbrek hastalıkları vardır. Hastalığın oluşumuna yol açan nedenin fetus’ta (bkz. Fetus) değil plasenta ( son) da bulunduğu sanılmaktadır.

Fetus ve Dölyatağı

Çünkü fetus’un gelişmediği mol gebeliklerinde de görülebilmektedir. Fetus’un döl yatağındaki normal yeri dışında da gelişimi ile birlikte görülebilmesi de eskiden sanıldığı gibi dölyatağının aşırı geriliminin bu duruma yol açmasının şart olmadığını ispatlamıştır.

Günümüzdeki en geçerli «teorin plasentanın dış (döl yatağına yeterince kan gidememiş) veya iç (plasentanın bozulması) nedenlerle böbreküstü salgı bezi kabuğunun salgıladığı hormonlara benzeyen bazı maddeler meydana gelmekte, bunlar da kan yolu İle değişik organlara iletilerek toksemi ve eklamsi için tipik bozukluklara yol açmaktadırlar.

Beyinde Ödeme Dikkat..

Bu hastalıkta beyinde ödem (normal değerlerin üstünde su toplanması) ve kanama, akciğerlerde, karaciğerde, böbreklerde de kanama görülebilir. Böbreklerde bazı gebelik toksemisine öz bulgular vardır. Plasentada ise çok defa en belli başli özellik boyutlarının normaldekinden küçük olmasıdır.

Hastalığın varlığından şüphe ettirmesi gerekli belirtiler şunlardır. Gebeliğin 24 üncü haftasından sonra ve lohusalığın ilk günlerinde, tansiyon yükselmesi gebelik sonuna dek ortalama 10 kiloyu çok aşan bir kilo kazancı, ayaklarda, ellerde, yüzde şişkinlikler, sürekli başağrısı, gözde sinek uçuşması diye yorumlanabilecek ve ani görme bozuklukları, midede, karaciğer bölgesinde ağrı, v.b.

Tedavisi için az tuzlu diyet, idrar miktarını arttırıcı ilâçlar, gerekirse tansiyon düşürücü ilâçlar, teskin ediciler verilir ve bu tedbirlere cevap veremeyen hastaların hastaneye yatırılarak daha yakından takip edilmesi yoluna gidilir.

 
Like
Beğen Aşk Haha Wow Üzgün Kızgın

avatar
wpDiscuz