GEBELİĞİN BELİRTİLERİ ?

Gebelik — İki cinsli yaratıklarda, döllenmiş yumurta hücresinin gelişiminin belirli bir devresini anne gövdesinde (çok kere dölyatağı adı verilen bir yerde) geçirmesi süresine «gebelik» denir.

Gebeliğin yalnızca kadında gerçekleştiğini düşünmek yalnıştır. Bazı türlerde döllenmiş yumurtayı kadın değil erkek, bir süre gövdesinde besler ve geliştirir ve sonra da doğurur; deniz atı (Hippocampus hippocampus) bu şekilde ürer.

GEBELİK BELİRTİLERİ ve TESBİTİ

Gebeliğin teşhisi çok kere kolaydır. Ancak başlangıçta daha döl yatağı küçükken bazen anlaşılması güç olabilir. Ancak ilerlemiş gebeliklerin bile «ur» sanıldıkları hattâ bu «ur»un çıkarılması için kadının ameliyat bile edildiği görülmüştür. İlerlemiş bir gebeliğin «ur» sanılması çok kere döl yatağında ötedenberi bazı habis olmayan urların varlığı bilinen kimselerde olmaktadır. Eğer bu kimse aynı zamanda çok şişmansa hekimin yanılma şansı artabilir. Dikkatli bir hekimin şişman ve urlu bir döl yatağına sahip bir kadında bile gebeliği teşhis edebilmesi gerekir.

Gebeliğin tesbitinde faydalanılan belirtileri

  1. «kesin gebelik belirtileri»
  2. «kesin olmayan gebelik belirtileri»
  3. «gebelikten ileri geldiği sanılan belirtiler»

diye bölümlere ayıranlar vardır.

A. Gebeliğin kesin belirtileri:

a) Fetus’un kalp sesinin duyulması ve sayılması. Hekim bu amaçla özel bir dinleme aleti kullanır;

b) Aktif fetus hareketlerinin muayene eden hekim tarafından tesbiti;

c) Fetus iskeletinin röntgen filiminde görülmesi’dir. Bu belirtilerden herhangibirinin tesbiti gebelik teşhisini kesinlikle koydurur.

a) Fetus kalp sesi: Çok kere ancak 18-20 ncı haftalarda anlaşılabilir. Dakikada 120-140 defa attığından annenin nabzından ayırdedi-lebilir.

b) Retus hareketleri: Beşinci aydan sonra elin karın üstüne koyulması ile hissedilebilinir.

c) Röntgende fetus iskeleti: Ancak dördüncü aydan sonra görülür. Fetusu röntgen ışınına maruz bırakmanın çocuğun gelişimini etkileyebileceği şüphesi mevcut olduğundan çok mecbur kalmadıkça kadın-doğum uzmanları bu yola baş vurmazlar.

hamile-gebe

B. Gebeliğin kesin olmayan belirtileri:

  • a) Karnın büyümesi,
  • b) döl yatağının boyutlarının, şeklinin ve kıvamının değişmesi,
  • c) fetus’un içi sıvı dolu amniyon kesesinin sallanması sonucu hissedilmesi,
  • d) serviksteki bazı değişiklikler,
  • e) zaman zaman döl yatağı kasıntıları,
  • f) fetus’un bölümlerinin ayırdedilmesi,
  • g) gebelik testlerinin pozitif sonuç vermeleri’dir. Bu bulgular gebelik dışı nedenlerle de ortaya çıkabilir.

a) Karnın büyümesi: İlk gebelikte, karın duvarındaki kaslar daha dirençli olduğundan döl-yatağının arkadan dayanması sonucu dışarı doğru az göçeceklerinden ancak ilerlemiş gebelikler bu şekilde farkedilebilir. İkinci ve sonraki gebeliklerde ise daha erken aylarda bu bulgu ortaya çıkabilir. Karında büyüyen herhangi bir ur da bu genişlemeye yol acaba?

b) Döl yatağındaki değişmeler: Döl yatağı zamanla büyür ve aricak üçüncü aydan sonra mesanenin önünde bulunan «semfiz» kemiğinin seviyesinden yukarı çıkar. Ayrıca, kadın-doğum uzmanı yaptığı muayenede yaklaşık olarak altıncı hafta serviks’i ve dölyatağının korpus adı verilen kubbemsi bölümünü sert, ikisi arasında kalan bölümü ise yumuşak olarak hisseder. Buna Hegar belirtisi adı verilir. Bazı dölyatağı ve yumurtalık urlarının hekimleri yanıltabileceği ve her rahim büyümesinin gebelik anlamına gelmeyeceği ortadadır.

c) Herhangibir plastik torbaya su doldurulsa ve içine, özgül ağırlığı bu suyun içinde dibe çökmeden ama tam olarak batmış bir şekilde yüzmesine elverişli küçük bir cisim koysak ve bu torbayı elimizde tutup sallasak yüzen cisim zaman zaman gelip torbayı tutan ellerimize çarpacaktır. Kadın doğum uzmanı da bu şekilde dölyatağını hafifçe oynatarak bazen içinde ki fetus’u hissedebilir. Karın boşluğunda az miktar su toplanması ile bir arada görülebilen ufak yumurtalık urlarında da bu belirti mevcut olabileceği için bu da kesin olmayan belirtiler arasında sayılmaktadır.

d) Serviksteki değişiklikler ;  Gebeliğin ikinci ayının başında serviks yumuşar. Serviks bazı iltihabı durumlarda, doğum kontrolü hapı kullananlarda da yumuşayabilir.

e) Gebelikte döl yatağı zaman zaman herhangibir. Ağrıya yol açmayan kasıntılar yapar. Gebeliğin başlangıcında da hissedilebilen bu kasıntılara Braxton Hicks kasıntıları adı verilir. Dışarı akamadığı için içinde kan toplanmış olan dölyatakları bu şekilde kasılabilir.

f) Gebeliğin ikinci yarısında kadın-dogum uzmanı fetus’u sertçe bir baş ve gövde bölümleri olarak hissedebilir; bazı rahim urlarının «fetus başı» zannedilerek yanlışlıklara yol açtıkları görülmüştür.

g) Gebelik testleri: Seken adetin ilk gününden yaklaşık olarak 10 gün sonra doğru cevap vermeğe başlarlar. Zira genellikle çocuk sonunun (plasentanın) salgıladığı koryonik go-nadotrofin hormonunun varlığını tesbit esasına dayanmaktadırlar ve 1 litre idrar içinde 3.000 ünite gibi belli bir miktara ulaşmadan klasik gebelik testleri doğru cevap vermemektedirler. Bazı tip kanserlerde de gerek erkekte gerekse kadında bu testlerin müsbet sonuç verdikleri de bir gerçektir, (bkz. Gebelik testleri).

bebe-gebelik

C. Gebelikten ileri geldiği sanılan belirtiler ,  Bunlar ;

  • a) adetin sekmesi,
  • b) göğüslerdeki değişiklikler,
  • c) genellikle sabahları hissedilen bulantılar,
  • d) fetus hareketlerinin anne tarafından hissedilmesi,
  • e) vagina’daki renk değişikliği,
  • f) gövdenin belirli yerlerinde, derideki koyulaşmalar,
  • g) idrar zorlukları.
  • h) yorgunluk’tan ibarettir.

a) Adetin sekmesi ;  Her kadında zaman zaman adetin bir kaç gün kadar sekmesi olağandır. Ancak bu sekme 10 günü aşarsa gebelikten şüphelenilmelidir. Bazı kadınlarda gebeliğe rağmen, çok az miktarda vagina yoıu ile kanama görülebileceği bilinir. Halk buna «üstüne görme» adını vermektedir. Bu kanamanın gebeliğin 40 ıncı gününden önce görülmesinin, gebelik ürününün dölyatağı zarı içine yuvalanmasına bir tepki olduğu iddia edilmektedir. Adetin psikolojik etkiler sonucu veya hormonsal düzensizliklere bağlı olarak da kesilebileceği bilinmektedir, (bkz. Adet bozuklukları: Amenore)

b) Göğüslerdeki değişiklikler: Çok kere ilk gebelikte daha çok anlam ifade eder. İkinci ve sonraki gebeliklerde göğüslerdeki değişiklikler ilkinde olduğu kadar göze çarpıcı olmaz. Gebeliğin ilk ayında kadın, göğüslerinin sızladığından yakınır; ikinci ayından sonra dokunmakla sertleşme ve meme ucunun etrafındaki koyu halenin daha da koyulaşıp genişlediği, memenin boyutlarının büyümeğe başladığı görülür. Bütün bu değişikliklerin bazı hormon salgılayan yumurtalık urları varken de görülebileceği bilinmektedir.

c) Sabah bulantıları ;  Çok kere gebeliğin ilk ayı sonuna doğru ortaya çıkan bu durum genetikle altı-sekiz hafta sonra sona erer. Daha önce başlayıp çok daha uzun süren bulantılara ve kusmalara da rastlanabilir.

d) Gebeliğin 18-20 nci haftalarından itibaren anne, çocuğun hareketlerini hissettiğini ifade eder. Bazı bağırsak hareketleri anne tarafından yanlışlıkla çocuk hareketleri olarak yorumlanabilir.Her bulantı ve kusmanın gebelikten ileri gelmediği bilinmektedir.

e) Döl yolu kan damarlarına gelen kan oranı çoğaldığından bu bölge eskiye göre daha morumsu bir renk alır. Üreme organlarına gelen kan miktarını çoğaltan diğer durumlarda da bu görülebilir.

f) Göğüslerin uçlarını çevreleyen hale, göbeğin altındaki normal zamandaki belli-belirs’z olan deri çizgisi gebelikte koyulaşır. Bazı kadınların elmacık kemikleri üstündeki ve alınlarındaki deride de koyulaşmalar görülür ki buna «gebelik maskesi‘» adı verilir. Bu deri koyulaşmalarının gebelik dışı durumlarda da görülebileceği bilinmektedir.

g) Büyümekte olan dölyatağı, önünde bulunan mesaneye baskı yaparak gebe kadında sık sık idrar etme ihtiyacının belirmesine yol açabilir. Bazı idrar yolu iltihapları ya da bu şekilde basınca yol açabilen bazı urlar da aynı hissi doğurabilirler.

h) Gebelik sık sık nedeni bilinmeyen bir şekilde aşırı yorgunluğa yol açmaktadır.

 
Like
Beğen Aşk Haha Wow Üzgün Kızgın

avatar
wpDiscuz