Kronik pişmanlık, insanı en çok yoran ve hiçbir yarar sağlamayan duyguların başında gelir. Hastalarımın çoğunda ağır bir suçluluk duygusu gözlerim. Kimileri anne ve babalarına yeterince saygı göstermemiş olmanın, kimileri de çocuklarını yanlış yetiştirmiş olmanın vicdan azabını taşır.

Geçmişte sergiledikleri kötü davranışların (eşe ihanet, hırsızlık, kürtaj, intihar teşebbüsü, gençlik yanlışlıkları vb.) pişmanlığı altında kıvrananların sayısı da az değildir. Geçmişte yapılan yanlışlıklar zihinlerini sürekli olarak uğraştırarak özsaygılarını zedeler.

Akıldan çıkarmamak gerekir ki insan kusursuz bir yaratık değildir; yanılabilir ve yanlışlık yapabilir. Gerçekten de yaşam sürecimiz, bir sarhoşun dar bir sokak boyunca ilerleyişine benzer. Düz bir yol izlemeye çalışsak da ister istemez sendeler ve yoldan çıkarız zaman zaman. Belirlediğimiz hedefe varmamız şartıyla bu aksaklıkların hiçbir değeri yoktur. Ne var ki kimi insanlar, sonuçtaki başarılarını göz ardı edip ufak tefek yanlışlıklarını kendilerine sorun yaparlar. Herhangi bir ayrıntı üzerindeki yanlışlıkları, genel başarılarını gölgelemeye yeter de artar.

Kabul etmek ve Unutmakla Başlayın

Yaşamlarındaki bir iki insanın sevgisini kazanamamış olduklarından, sevilebilecek biri olmadıklarını düşünürler. Geçmişteki başarısızlıkları ve yanlışlıkları mutlu olmalarına engeldir. Böylesi insanların her yeni günün geçmişin başarısızlıklarını biraz daha sileceğini düşünmeleri, yaşamlarının geri kalan bölümlerini hoşnutluk içerisinde geçirebileceklerine inanmaları gerekir.

Bir yanlışlık yaptığımızda yanlışımızı kabul etmemiz, neden olduğumuz olumsuzlukları gidermemiz ve yanlışlığı yinelememeye çalışmamız gerekir. Demek ki bağışlamak ve unutmak durumundayız. Birçok insanın yanıldığı nokta da bu; unutma sürecinin en az itiraf ve günah çıkarma ölçüsünde rahatlatıcı bir etkisi bulunduğunun bilincinde değiller. Bilinmesi gereken diğer bir nokta da kendimizi bağışlamanın, zihinsel sağlığımız üzerinde uzun süreli yararlar sağladığı. Unutmamak gerekir ki çamurda yuvarlanarak temizlenemezsiniz.

Keşke ‘lerden Kurtulun.. 

New Yorklu bir psikiyatr, hastalarına, onları geçmişlerinin verdiği suçluluk duygusundan kurtararak yardımcı olmaya çalışıyor: Deneyimleri sonucunda birçok insanın ruhsal sorunlarının temelinde tek bir sözcüğün yattığını, bu sorunların da yalnızca iki sözcük kullanarak kolayca çözülebildiğini anlamış.

Sorun yaratan sözcük, “keşke” sözcüğü: “Keşke üniversiteye gitseydim”, ‘Keşke daha çok gezseydim” biçiminde dile getirilen düşüncelerin kişinin bugünkü mutluluğunu gölgeleyip, gelecekteki mutluluğunu tehlikeye attığını ileri süren psikiyatr, bu sorunun, “keşke” sözcüğünün sözcük dağarcığından çıkarılarak çözülebileceğini belirtiyor. Önerdiği iki sözcük ise “bundan sonra”.Bu sözcükleri kullanarak yanlışlıklarımızın ve başarısızlıklarımızın olumsuz etkisini azaltabileceğimizi ve yaşama bağlılığımızı artırabileceğimizi öne süren psikiyatr: “Bundan sonra önüme çıkan eğitim olanaklarını değerlendireceğim”, “Bundan sonra işimin tutsağı olmayacağım”, “Bundan sonra daha çok gezeceğim” biçiminde düşüncelerle yaşamımızı daha yaşanır bir duruma getirebileceğimizi söylüyor.

Böylesi bir yöntem kullanarak geçmişin yanlışlıklarına bir sünger çekebilir ve zamanımızı, düşüncelerimizi ve enerjimizi bugün ve gelecek üzerinde yoğunlaştırabiliriz.

 
Like
Beğen Aşk Haha Wow Üzgün Kızgın
41

avatar
wpDiscuz