iktidarsızlık

Tarih 2009-01-08 23:16:07 / Okuma 659

Masters ve Johnson tarafından başlatılan cinsel terapi yöntemleri "iktidarsızlık" adıyla bilinen
sertleşme güçlüğünün giderilmesinde oldukça başarılı sonuçlar vermiştir. Ancak, bu yöntemlerin başarısı, büyük ölçüde eşlerin her ikisinin de katılmasına bağlıdır.
Tedavide ilk adım çoğu zaman çiftin cinsel eğitiminin tamamlanması ya da yeniden eğitilmeleridir. Erkek ve kadın, sertleşmenin irade dışı bir bedensel tepki olduğunu anlamalıdır: hiç bir erkek kolunu kaldırır gibi penisinin sertleşmesini isteyerek sağlayamaz. Ancak, kendisiyle eşi arasında bir cinsel temas ve iletişim olduğunda ve kendisi de psikolojik bakımdan rahat bir durumdaysa, bu sertleşmenin meydana geleceğinden emin olabilir. Buna karşılık sıkıntı, kaygı ve korku, bu cinsel tepkinin gerçekleşmesini engelleyecektir. Kısaca, çift, "korkunun kendisinden başka korkulacak bir şey bulunmadığını" anlamalıdır. Kuşkusuz, bu korkunun kaynakları da tartışılmalı ve aydınlatılmalıdır. Ayrıca, eşler arasındaki ilişkinin cinsel olmayan yönleri de tartışılmalıdır: bazen bir cinsel iletişimin kurulmasını engelleyen şeyin cinsellikle hiç ilgisi olmayabilir.
Bu iletişimin kurulmasına yardım etmek amacıyla terapistler çjftlerin kendi evlerinin mahremiyeti içinde uygulayabilecekleri bazı egzersizler geliştirmişlerdir. Önce, kadın ve erkek, sadece birbirlerine dokunarak haz alma ve vermeyi öğrenmelidir. Bu belki de en önemli adımdır. Bu aşamada eşler orgazma gitmeyecekler sadece hafif okşamalarla haz duyumlarını geliştireceklerdir. Bunu yaparken hiç acele etmemeleri ve kendilerini bir pazar sabahı yatak keyfinde olduğu gibi rahat bırakmaları gerekir. Bazı terapistler bir losyonun ya da vücut kreminin bu aşamada kullanılmasını önermektedir. Ayrıca, birbirlerinin ellerini, vücutlarının okşanmasından haz aldıkları bölgelerine götürerek hazzın karşılıklı artmasına yardımcı olmaları da yerinde olur, bunu birkaç kez  tekrarladıktan sonra, çiftler gevşemeyi ve rahatlamayı öğreneceklerdir.
Bundan sonra çiftler dokunma ve okşamalarını birbirlerinin cinsel organlarına ve kadının göğüslerine yöneltmeye başlayabilirler. Burada birbirlerinin el hareketlerini yönlendirmeleri yararlı olur. Her iki eş de cinsel organıyla tam olarak ne şekilde oynanmasından zevk aldığını birbirine söylemelidir. Ama bu aşamada da koitusa ve orgazma gitmemeleri gerekir. Eğer penis sertleşirse, eşler bir süre için egzersizlere ara vermeli ve sonra devam etmelidir. Bu da bir kaç gün tekrarlanacaktır. Penisin böyle sertleşip sonra yunuşaması, erkeğe bir güven duygusu verecek ve kendi vücut tepkilerini daha iyi öğrenecektir. Penisin yumuşamasının korkulacak bir şey olmadığını, sevişmeye devam ettiği takdirde yeniden sertleştiğini görecektir.
Bir hafta kadar sonra, erkek başarısızlık korkusunu yendiğinde, çift koitusa geçebiir. Ama bunun da zorlayıcı ve talep edici bir biçimde yapılmaması şarttır. Bu aşamada inisiyatifi kadın almalıdır. Erkek sırtüstü yatar ve kadın da onun üzerine oturarak sertleşinceye kadar penisiyle oynar. Sertleşme sağlandıktan sonra, penisi içine alır. Penis dölyoluna girince kadın bir süre hareketsiz kalmalıdır, böylece erkek eşinin içinde olma duygusunu tadar. Kadının erkeğin üzerine yatmaması, oturur durumda kalması da şarttır. Bir süre sonra kadın hafif hafif hareket ederek penisi uyarır. Eğer bu aşamada sertleşme kaybolursa kadın penisi dölyolundan çıkarır ve yeniden sertleşinceye kadar mastürbasyon yapar. Ama genellikle kadın çok hızlı ve canlı hareketler yapmadığı sürece sertleşme zaten kaybolmayacaktır.
Zamanla inisiyatifin bir kısmı erkeğe geçebilir. Kadın, erkeğin üzerinde otururken hareketsiz kalabilir ve erkek ileri geri hareketle kendini ve eşini uyarabilir. Ancak henüz orgazmdan kaçınmalıdır. Çiftler bu hareketleri rahat ve serbest bir biçimde yapmayı öğrendikıen sonra göreceklerdir ki, penis dölyolu içinde istendiği kadar sertliğini koruyabilmektedir. Bundan sonra, değişik duruş ve birleşme biçimlerini denemelidirler. Ancak bütün bu deneyleri rahatça ve zevkli bir biçimde yaşamayı öğrendikten sonra orgazma sıra gelecektir.

 

bir başka iktidarsızlık makalesi;

 

 

Erektil disfonksiyon, sertleşme bozukluğu.
Erkeğin cinsel isteğinin olmasına karşın penis damarlarında kan toplanamaması ve sertleşmemesi (ereksiyon olmaması) veya cinsel birleşmeyi sağlayacak yeterli sertliği koruyamamasıdır.

Her erkeğin her zaman ve bütün koşullarda yeterli ereksiyonu sağlaması beklenemez. Ruhsal gerginlikler, yorgunluk, ilişkideki problemler zaman zaman ereksiyonun başarısız olmasına sebep olabilir. Ancak ereksiyon problemi ısrarcı olursa ve cinsel birleşmeyi sık sık engellerse bir doktordan yardım alma gerekliliği var demektir. Bazı araştırmalara göre hafif ve orta derecede empotans da dahil edilirse 40-70 yaş arası erkeklerin % 70 'ini etkiler.
NEDENLER:
Birkaç yıl öncesine kadar impotans' ın en büyük nedeninin psikolojik ve yaşam tarzı ile ilgili olduğu düşünülürdü. Aşırı sigara ve alkol kullanımı, bazı ilaçlar yan etki olarak ereksiyon bozukluklarına sebep olabildiği gibi son zamanlarda yapılan araştırmalarla sinirler, arterler veya toplardamarları etkileyen herhangi bir hastalığın ereksiyon bozukluğuna sebep olabileceğini göstermiştir.Penisin içinde idrar yoluna paralel iki adet süngersi silindir vardır. Erkek cinsel açıdan uyarıldığında sinir sistemi penisi sertleşmesi için uyarır. Penise gelen kan damarları bu süngersi silindirleri kanla doldurmak için gevşerler. Bu da ereksiyonu sağlar. Eğer herhangi bir sebeple bu aşamalardan birisi engellenirse ereksiyon bozukluğu oluşur. Bu sebepler şunlar olabilir.
Fiziksel Hastalıklar ve Bozukluklar: Akciğer, karaciğer, kalp, böbrek, sinir, arter veya venlerin kronik hastalıkları impotansa sebep olabilir. Özellikle şeker hastalığı gibi endokrin hastalıklar bir sebeptir. Damar sertliği penise yeterli kanın girmesine engel olabilir. Bazı erkeklerde testesteron (erkeklik hormonu) azalması da empotansa neden olabilir.
Ameliyat veya travma:Leğen kemiği veya omurgalardaki yaralanmalar bazen empotans sebebi olabilir. Prostat, mesane veya rektum kanseri sebebi ile yapılan ameliyatlarda empotansa sebep olabilirler.
İlaç Tedavileri: Antidepresanlar, antihistamimikler, hipertansiyon ilaçları veya prostat kanseri tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar ereksiyon bozukluğuna sebep olabilir.
Madde kullanımı: Alkol, esrar veya diğer uyuşturucu maddelerin kullanımı ereksiyon bozukluğuna sebep olabilir. Aşırı sigara içilmesi de penise giden arterlere zarar verebilir.
Stres, anksiyete veya depresyon: Psikolojik bozukluklar ereksiyon bozukluğunun sebeplerinin % 10-15 ini oluşturur.

Teşhis
Empotans tanısında en önemli şeylerden biri doktorunuza tıbbi ve seksüel hikayenizi ayrıntılı biçimde anlatmanızdır.Doktorunuz şunları bilmek isteyecektir:
• Ereksiyon ile ilgili probleminiz ne zaman başladı?
• Ereksiyon probleminiz bazen mi oluyor yoksa sürekli mi? Hangi şartlarda problem kötüleşiyor.
• Hayatınızda ereksiyon bozukluğuna sebep olabilecek faktörler var mı? İş hayatınızda veya eşinizle ilişkilerinizde gerilimleriniz var mı?
• Ereksiyon bozukluğunu sadece eşinizle mi yaşıyorsunuz?
• Masturbasyon yaptığınızda ereksiyon yeterli oluyor mu?
• Ereksiyon esnasında ağrınız oluyor mu?
• Eşinizden tedavi olmanız gerektiğine dair bir uyarı aldınız mı?
• Ayrıca doktorunuz geçmişte geçirdiğiniz ameliyatları, ilaç, alkol, sigara veya uyuşturucu kullanıp kullanmadığınızı, yakın zamanda kilo kaybı veya alımı olup olmadığını, geçirdiğiniz ruhsal sıkıntıları bilmek isteyecektir.
Daha sonra detaylı bir fiziksel muayene yapılır.Bu muayenede boyun, göğüs, karın ve penis ve testisler ağırlıklı olmak üzere genital bölgenizi inceleyecektir. Rektal muayene de işlemin bir parçasıdır.
Laboratuvar Testleri:Prolaktin hormon düzeyi, testesteron düzeyi, kan sayımı, kandaki kolesterol ve kan şekeri düzeylerini belirleyebilmek için laboratuvar testleri yapılır.Bunların dışında daha uzak organlarda empotansa neden olabilecek bir hastalığın var olup olmadığının tesbiti için karaciğer, böbrek ve tiroid ile ilgili bir takım testleri yapılabilir. Bazen de penisinize bir ilaç enjekte edildikten sonra oluşan ereksiyon esnasında kan akışının ölçülmesi için bir ultrason tetkiki yapmak gerekebilir.

Tedavi
Beslenme, egzersiz ve kişisel alışkanlıklar: Sigara ve alkol alımı sınırlandırılmalı, ilaç alışkanlıklarından kurtulunmalıdır. Düşük kolesterol içeren besinlerle beslenmeli ve kolesterol düzeylerinizi takip etmelisiniz. Egzersiz empotans için risk faktör olabilecek kalp-damar hastalıklarının önlenebilmesi için çok önemlidir.
İlaç Tedavileri: Son zamanlarda oldukça iddialı olarak piyasaya çıkan birtakım ilaçlar ereksiyon konusunda yardımcı olabilmektedir. Ancak kişilere normal ereksiyon yeteneğini kazandırmadıkları akıldan çıkarılmamalıdır. Birkaç yıl önce piyasaya çıkan ve tüm dünyada sansasyon yaratan sildenafil, verdenafil, tadalafil etken maddeli ilaçların penis içindeki kan dolaşımını arttırdığı ve ilişkiden 30 dk önce alındığında ereksiyonu sağlayarak hastaların % 80 inde etkili olduğu iddia edilmektedir. Ancak bazı yan etkileri vardır. Hastaların % 10 unda ilişkiden saatler sonra dahi devam eden yüz kızarması, %17 sinde baş ağrısı şikayetleri bildirilmiştir.Mide yanmaları ve görme bozukluğu da rapor edilmiştir. Ender vakalarda 3 saat kadar süren ereksiyon oluşmuştur. Bu ilaçları anginası veya kalp-damar rahatsızlıkları olan kişiler kullanmamalıdır.Bu ilaçlar nitrogliserin içeren ilaçlar (monoket, monolong, isordil gibi) ile birlikte alınmamalıdır. İlgili uzmanın muayenesinden sonra ancak reçete ile alınabilirler.
İntauretral Tedavi: İdrar yaptıktan sonra bir aplikatörle idrar yoluna konulan küçük fitillerdir.Fitil uygulandıktan sonra kolay çözünebilmesi için penis hafifçe ovalanır. Penis içindeki kan dolaşımını arttırarak etki eder.Başarı oranının % 40’ lara yakın olduğu rapor edilmiştir. En sık görülen yan etkileri penis, testisler, idrar yolunda ağrı duyulmasıdır (kullananların yaklaşık yarısında görülür). Nadiren idrar yolunda kanama, tansiyon düşmeleri, sersemlik ve bayılma görülebilir. İlişkide bulunulan eşin vajeninde yanma hissi yaratabilir. İlişkide bulunulan eş hamile ise kesinlikle kullanılmamalıdır. Prostoglandin allerjisi olanlar, lösemi ve orak hücreli anemi hastaları kullanmamalıdır.
Enjeksiyon Tedavisi: Süngersi tabaka yanından penise enjekte edilen bir takım ilaçlarla 15 dakika içinde yarım saat sürecek bir ereksiyon sağlanabilir. Enjeksiyon küçük iğnelerle yapılır. Enjeksiyon yerinde ağrı, morarma, tansiyon yükselmesi, baş ağrısı, sersemlik gibi yan etkileri vardır.
Pompa Tedavisi: 1900 yıllarında keşfedilmiş basit bir pompa ile penis içindeki kan akışı arttırılarak ereksiyon sağlanır. Pompa kullananların % 80 i sonucun tatmin edici olduğunu söylemektedirler.
Penil Protezler: Oldukça pahalıya malolan bu yöntemde penise yerleştirilen protez ile ereksiyon sağlanmaktadır. Hasta istediği zaman ereksiyonu sağlayabilir. Çeşitli tipleri mevcuttur. Bazılarında penis sürekli ereksiyonda kalır. Bazılarında ise ilişkiden sonra yumuşama sağlanabilir. Cerrahi bir işlem gerektirir. Uygulanan hastaların % 80’ i olumlu sonuç almıştır.

 


iktidar iktidarsizlik cinsel cinsellik cinsel sorunlar cinsel hastaliklari

yorumlar

Henüz yorum yazılmamış. İlk yorum yazmak isteyen olmak ister misiniz?

yorum Yaz