İlişki Aleminde GÜVEN

Mutlak güven duyabileceğimiz birini arzulamak kendimizi mutsuz etmekten başka bir işe yaramaz. Bazı insanların bize koşulsuz ve sürekli olarak güvenilir davrandığı da olur. Böylece bağrımıza basıp minnettar kalabileceğimiz bir şeyimiz olur. Bununla birlikte, bu kavrayışı genellikle her şeyin geçici olduğuna dair bilgimizle dengeleriz.

İlişki de Güven Ne Zaman Biter ?

Bağımsızlaşınca, güvenilirliği tutarlı insanlarla bir arada oluruz. Yetişkinlerin güveni, karşısındaki kişinin güvenilirliğinin kanıtlanmış olmasına dayanır. Yetişkin güven duygusunun gelişmesi için en iyisi sürekli ve tutarlı bir ortamdır. Gerçi bu olay bizim denetimimizde değildir. İşte, güven bu yüzden narin bir gemiyle seyreder. Güvenilirlik sürdüğü sürece güveniriz fakat sona erdiğinde güvenmeyi de keseriz. Her şeye rağmen başkalarının bizi aldatmayıp sözlerinde duracaklarına bel bağlamak bizim açımızdan gayet mantıklıdır.

  • Böylece birisi güvenilirlik sergilediği sürece o ilişkideki güven kalıcı olur.
  • Ne zaman ki bu kişinin güvenilir olmadığı ortaya çıkar, güven de orada biter.
  • Şayet iyi yönde bir değişim yaşanırsa güven yeniden yeşerir.
  • Kötü yönde bir değişim yaşandığındaysa biter.

Her halükarda, başkalarının bize beslediği duyguların ne ölçüde olacağını ve ne kadar süreceğini belirleyemeyiz. Yetişkin kişi duyguların raf ömrüne ve güven duygusunun yaşam süresine saygı göstermeyi öğrenmiştir. İlişkilere yönelik akıllılık, eşimizin ne kadar ileriye gidebileceğini, bizimle birlikteyken ne kadar kendisi gibi olabildiğini ve ilişkimize kendisini ne kadar adayabileceğini kabullenip bunlara hazırlanmamız şeklinde kendini gösterebilir. Amacımız, kendimize bir alan açıp burada olanları ve olabilecekleri kabul etmek, şartlar uygun olduğunda yönelmek elimizden bir şey gelmediğindeyse yolumuza devam etmektir.

Güveni Zedeleyen Taraf

Eğer güven vermeyen taraf bizsek, eşimizi sıkça kandırdığımız halde yine de bize güven duyması konusunda yersiz biçimde ısrarcı olabiliriz. Saygı görme talebimiz ve kötü sicilimiz arasındaki çelişkiyi görürüz. Kendimizi düzeltmeye ve değişime adamaya çalışırız. Derken, değişim gerçekleşir ve eşimizin bize güvenmesini talep etmektense geçirdiğimiz değişimin ona yeni davranış biçimi kaydımızı göstermesine izin veririz.Talebin yerini sabır alır. Egomuzun değişime gerek olmadığı kanısının yerini, hayatımızı düzeltmeye yönelik istekliliğimiz ve gerçekleştirdiğimiz değişimler alır.

  • Evlilik terapisi literatürü güven konusunda  der ki: Sonucu her ne olursa olsun dürüstçe davranıp, başkalarını bize güven duymaya yönlendirmeye çabalamaktansa, güven duyup duymamayı onlara bırakmak tamamen sağlıklı bir yaklaşımdır.
  • Bu yolun doğruluğunu genellikle hissedebiliriz.
  • Hiç bir bağlılığı olmayan ve suçluluk duygusundan yoksun bir kişi, bu hissi duygusallık veya hayata geçirilmesi olanaksız bir şeymiş gibi görüp küçümseyebilir.

İlişki âleminde güvenmek, kendimizi başkalarına açıp göstermemizi ve başkalarının yüzümüzü kara çıkartmayacağına inanmamızı sağlar. Bunun anlamı risk almaktır. Çünkü insanların tümü bizi aldatabilecek veya yüzümüzü kara çıkartabilecek potansiyele sahiptir. Yine de almaya değer bir risktir bu. Tabi eğer karşımızdaki kişinin güvenilir ve güvenin de karşılıklı olduğunu gösteren yeterince kaydımız varsa. Sonuçlarına katlanmayı kabullendiğimiz sürece hiçbir kanıt ya da kayıt olmadan da güvenmeyi seçebiliriz.Hamlet eserinden alınan şu sözler, bu riskin hassasiyetini betimliyor:

‘’Ölümlü ve tekinsiz olana maruz kalmak
Bu talihin tümüne kafa tutar ölüm ve tehlike..’’

Sevgiyle.

Eyüp SARI
Çift ve Evlilik Terapisti

 
PAYLAŞ

avatar
wpDiscuz