Arkadaşlarınızı Önemseyin !

Arkadaşlık bağlarımızın sağlamlığı, arkadaşımızın duygularını, düşüncelerini, çıkarlarını, düş kırıklıklarını, başarılarını, üzüntülerini ve acılarını ne ölçüde paylaşabildiğimize dayanır. Anlamlı bir ilişki kurabilmek için karşımızdakine sempati duymamız gerekir. (Sempati sözcüğü Latince’deki Sympathos, “ortak duygu” sözcüğünden gelir) İnsan doğasına özgü bir nitelik taşıdığından bu duygusal paylaşımın gerçekleştirilmesi hiç de zor değildir.

Harvard Üniversitesi Tıp Okulu’nda Dr.Milton Greenblatt başkanlığında yürütülen bir araştırmada, art arda gerçekleştirilen kırk dört psikoterapi seansına katılan hastalar ile psikiyatrların kalp atışları incelenir. Görsel açıdan, doktorların hastalarının ruhsal durumlarını paylaştığı açıktır, çünkü, konuşma biçimleri, yüz ifadeleri ve vücut hareketleri hastalarıyla uyumludur.

Hasta Doktor ilişkisi..

Hastalar ile doktorlar arasındaki duygu paylaşımının daha etkileyici bir göstergesi ise, kalplerinin uyum içinde attığını gösteren poligraftaki çizgilerdir. Doktor hastasına özel bir yakınlık duyduğunda doktor ile hastanın kalp atışları arasındaki uyum en yüksek noktasına ulaşmaktadır. Öyleyse şarkılarda sık sık geçen “kalplerimiz birleşmiş” sözü abartma olmasa gerek.

Benzer biçimde, karşımızdaki kişinin acılarını da paylaşabiliriz, tıpkı eşi doğum yapan duyarlı kocanın yaptığı gibi. (Güney Amerika’nın kimi ücra yörelerinde karısı doğum yapan kocanın yatağına çekilerek kıvranıp inlemesini öngören COÜVADE geleneği hâlâ sürdürülüyor.)

Duygu Birliği ve Empati !

Duygu birliğini, kendinizi diğer insanların yerine koyup onların ne gibi duygular içerisinde olabileceğini kestirmeye çalışarak oluşturabilirsiniz. Böylelikle birçok arkadaş edinebilir, iyi bir dert ortağı olabilirsiniz. Birçok kişinin Dr. Johnson’ın dostluğunu kazanmaya çalışmış olmasının nedeni, doktorun fiziksel çekiciliği değil konuşma yeteneğiydi. Her zaman kendinden çok kar-şısındakiyle ilgileniyor izlenimi verirdi.

“Doktorun yaşam öyküsünü kaleme alan yazarlardan biri şöyle yazıyor: “Bir gözlükçü ile gözlük yapımı, bir avukat ile yasalar, bir domuz yetiştiricisi ile domuzlar, bir doktor ile hastalıklar ya da bir gemi yapımcısı ile gemiler hakkında hiç sıkılmadan saatlerce konuşabilirdi.”

Dr.Johnson’ın gösterdiği incelik, herkesin anlayabileceği evrensel bir dildir. Kızıp öfkelendiğimizde yalnızca biz zarar görürüz, çevremizdekilere incelik gösterip sevgi saçtığımızda ise hem kendimize yarar sağlarız hem de onlara. Harvard Üniversite-si’nde yapılan bir araştırmada, rahibe Teresa’nın Kalküta’daki hasta ve bakımsız kişilere yardım önerisini konu alan bir film izleyen öğrencilerin bağışıklık sistemlerinin güçlendiği görüldü. Başkalarına iyilik ederken kendimize de iyilik ederiz.

 
Like
Beğen Aşk Haha Wow Üzgün Kızgın
91

avatar
wpDiscuz