Kadının Cinsel Gücünü Keşfedin !

İnsanlığın evrimi içinde kadın-erkek eşitsizliği binlerce yıldır değişik toplumlarda değişik şekillerde karşımıza çıkmaktadır. Türk toplumunda da doğa güçlerine inanan şamanist dönemde insanlar cinselliği doğallığı doğrultusunda algılıyorlardı. Özellikle Uygur Türklerinin 10. yüzyıl öncesi yarattıkları sanat eserleri duvar freskleri bunun en önemli ispatıdır.

Antik Anadolu’ya baktığımızda en önemli tanrı, dişiliğin doğurganlığın sembolü olan Tanrıça “Kibele“dir. Geçmişteki pagan inanç sistemlerinde de kadının cinsel gücünden dolayı yüceltildiğini biliyoruz. Daha yakın antik zamanlarda Anadolu’da dişinin, kadının gücünü Tanrıça Artemis temsil ediyordu.

Tantra ‘da Kadının Cinsel Gücü Kabullenmiştir

MÖ 2000’li yıllara kadar giden Uzakdoğu, özellikle Hint, Tantra Cinsellik Öğretisi’nde kadının cinsel gücü tanınmakta ve yüceltilmektedir. Tantrik akımının bazı kollarında, özellikle kırmızı Tantra’da kadının bu cinsel gücü adeta tanrılaştırılmaktadır. Bu aydınlanma öğretisinde birçok ritueli kadınların yönettiğini öğreniyoruz.

Bunlarda kadının cinsel gücü bir gizem olarak veya bugünkü tıbbi seksoloji terimi ile “multi orgazm“, yani kadının arka arkaya birçok orgazmı yaşaması şeklinde karşımıza çıkıyor. Bu olgu doğanın kadına verdiği bir güç, bir yetenek olarak algılanıp yüceltiliyor. Kısacası kadının bu gücü tabii bir olay olarak algılanıyor.

Feminist hareket cinsel özgürlük ve kadının baskısı !

Tarihin gelişimine baktığımızda Romalıların miras sorunlarına çare bulmak gayesi ile resmi evlilik kurumunu yerleştirmelerinden sonra aşağı yukarı 20. yüzyılın ikinci yarısında, II. Dünya Savaşı’ndan sonra oluşan feminist hareket ve cinsel özgürlük devrimine kadar pek çok toplumda kadın cinselliği, dolayısıyla kadın baskı altındadır. Buna karşılık cinsel açıdan daha az yetenekli olan erkek baskı kurarak bu eşitsizliği dengelemeye çalışıyor. Çok kanlılık olgusu, adeta kadınların baskı altına alınması, sistemli olarak değişik toplumlarda yer almaktadır.

Cinsellikle ilgili en büyük sorun kadın – erkek arasındaki eşitsizlik gibi algılanıyor. Dünyanın birçok yerinde bu eşitsizlik kadınların aleyhi neymiş gibi gözüküyor.

cinsel-seks-saglik

Fakat, tıbbi seksoloji açısından bakarsanız kadınların cinsellik açısından daha güçlü olduğunu görürüz. Bu, çok önemli ve konuşulmayan bir gerçektir. Erkeklerin cinsel birleşme sonucu, boşaldıktan sonra, yani kamışın sertleşmesi sona erdikten sonra yeni bir cinsel birleşme için tekrar kamışın sertleşmesine kadar, “refrakter devir” dediğimiz bir zamana gereksinimleri vardır.

Erkeğin yaşı, beslenme durumu, genel sağlığı gibi değişik etkenlere bağlı olarak, iki boşalma arasındaki veya diğer bir deyimle, boşaldıktan sonra kamışın tekrar sertleşmesi için geçen zaman olan refrakter devir 5-10 dakikadan veya yarım saatten birkaç saate, 10-12 saate, 1-2 güne vs. kadar uzayabilir.

Yani erkek ne kadar istekli olsa da, veya karşısındaki kadın ne kadar güzel ve cinsel yönden çekici olsa da, erkek boşaldıktan hemen sonra tekrar cinsel birleşmeye geçemez. Halbuki kadın orgazm olduktan hemen sonra, yeni bir cinsel ilişkiye geçebilir ve arka arkaya orgazm da olabilir. Bu yetenek kadının doğasında vardır. Bu fark çok önemlidir. Bu yüzden, cinsel açıdan kadın erkekten çok daha güçlüdür, daha yetkindir diye düşünüyorum. Geçmişte daha önce de değindiğim gibi bazı toplumlar bu yeteneğinden dolayı kadını yüceltmiş, tanrısallaştırmıştır.

Kadına verilen cinsel güç mağdur etmiştir..

Benim görüşüme göre, bazı toplumlar ise kadının bu doğa gücü nedeniyle, kadına baskı uygulamış ve baskı uygulamaktadır. Kadının doğadan gelen bu cinsel gücü, kadının baskı altına alınmasına neden olmuştur. Bu baskılar yüzünden ülkemizde de pek çok kadında orgazm olamama sorunu görülmektedir. Diğer bir deyimle kadının baskı altına alınması, kadının erkeğe göre daha fazla ve yetkin olan cinsel gücünden dolayıdır. Bu olgu fark edilip algılandığında, bugün bazı ülke ve ortamlarda olduğu gibi, toplumun yapısı ve kadın – erkek ilişkisi değişecektir. (Yukarıdaki üç paragrafı lütfen tekrar okuyunuz.)

kadin-orgazm-sevisme

Orgazm ve birleşme iki taraflı olmalı !

Esasen erkek, kadını baskı altına alıp kadının bu orgasmik daha doğrusu multiorgasmik yeteneğini ortadan kaldırınca, kadın orgazm olamayınca, kendisi, yani erkek de cinselliği yeterince yaşayamamaktadır ve mutsuz olmaktadır. Çünkü cinsel birleşme kelimenin tam anlamında olduğu gibi “bir” olma halidir. Yani doğallığı içinde kadın ve erkeğin cinsel dürtülerini birbirine yansıtarak cinsel enerjinin, dolayısıyla yaşam enerjisinin yüceldiği bir andır.

Eğer cinsel birleşmede, kadın bir cinsel enerji üretmeden sadece öylece yatıyorsa “bir” olma hali hiçbir zaman olmayacak, sadece erkeğin kamışı kadının dölyatağında boşaldığında erkek cinsel birleşmede bulunduğunu zannedecektir, aynı genelevdeki gibi. Kadının orgazm olabilmesi eşlerin yaşam enerjilerinin yenilenip gelişmesi, mutluluklarının devam etmesi için çok önemlidir. Bu çok önemli görüşün altına imzamı koyarım.

“Cinsellik adına yılların birikimi.. “Dr. Akif Poroy’un büyük yazı dizisinden..

 
Like
Beğen Aşk Haha Wow Üzgün Kızgın

avatar
wpDiscuz