Kırmızı Göz Kuru Göz Hastalığı Belirtileri Tedavisi Nelerdir

Her çocukta sıklıkla karşılaşılabilecek bir durumdur. Ani­den gözde bir kızarma meydana geldiyse, herhangi bir yabancı cisim veya yakıcı bir maddenin göze kaçma ihtimaline karşı, gözü iyice yıkadıktan sonra hekime gitmelidir.

Yıkarken zorla değil, ancak çocuğa önemi telkin edilerek, göz mümkün olduğunca açık tutulmaya çalışılmalıdır.  Eğer göze bir ya­bancı cisim ya da yakıcı bir madde kaçması söz konusu İse, göz yıkandıktan bir süre sonra hastada kısa süre için rahatla­maya yol açacaktır.

Gözün Kuruması ;

50-60 yaşlarından sonra sıklıkla rastlanılan gözün kuru­ması durumudur. Gözün beyazımsı (konjunktiva) ve camsı  (saydam kornea} kısımlarındaki ıslanmanın bozukluğudur. Islak yüzey göz yüzeyinde normal kalma süresinden önce ku­rur ve hücreler zarar görebilir. Bu durum ilerledikçe korne­ada kesifler artar ve görmede azalma başlar, Göz kapağı de­vamlı açılıp, kapanarak gözün yüzeyini sürekli ve tamamen ıslatmasına rağmen, kurumayı önleyemez.

Bunun sonucunda, gözün yüzeyinde döşeli olan kalın sinir ağı ağrıya  karşı duyarlı olduğundan, hasta keskin  ve şiddetli ağrılar duyar. Göz sürekli açılıp kapanarak veya gözyaşı salgılamasını arttırarak bu ağrıyı dengelenmeye çalışır. Böylelikle ağrı duyarlılığı körelebilir ve ağrı unutulabilir.

Özellikle son yıllarda kuru gözden şikayetçi hastaların sayısının artması, çevre kirliliği,  ev ve çalışma yerlerinde­ki ısıtma farklılıkları, sürekli bilgisayar karşısında çalış­mak gibi faktörlere bağlanabilir. Ayrıca geniş kulla­nımlı psikolojik ilaçlar, hipertansiyon tedavisinde kullanı­lan Beta Blocker adlı ilaç, doğum kontrol hapları da kuru  göz rahatsızlığına yol açabilir.

Piyasada bulunan sentetik gözyaşı damlaları doktor tavsi­yesi ile, günde 3-4 kez kullanıldıktan sonra gözde rahatlama sağlanır. Hasta bu merhemi hayat boyu kullanmak zorundadır. Kullanılmadığı takdirde gözyaşı bezi eksikliği artar ve ku­ruluktan dolayı kornea aşınır ve görmede bozukluk oluşur ve birçok korneal hastalıklara zemin hazırlar. Körlüğe kadar gi­debilir.

Göz İçi Tümörleri

Beyine son derece yakın ve sinir ve damarların yoğun ol­duğu bir bölgede bulunmalarından dolayı tuzla yayılabilir ve hayati tehlike oluşturabilirler, Işın tedavisi ya da ameliyat­la tedavi edilebilirler. Ancak bu tedavi şekilleri tümörün ya­pısına, yerleşim yerine ve yayılma hızına göre değişiklik gös­terebilirler.

Tümörün bulunduğu yerin hassasiyetinden dola­yı, tedavi her zaman iyi sonuç vermeyebilir

 
Like
Beğen Aşk Haha Wow Üzgün Kızgın

avatar
wpDiscuz