Arkadaşımızın duygu ve düşüncelerini paylaşarak arkadaşlık bağlarımızı güçlendirebiliriz, ancak unutmamak gerekir ki arkadaşlığımızı sağlamlaştırmaya yönelik duygusal iletişim kanalları zararlı duygu ve düşüncelerin iletiminde de kullanılabilir.

Arkadaşlarımızla olumlu duygular (neşe, birliktelik, anlayış, sevgi, ortak başarılarımızdan kaynaklanan gurur duygusu vb.) paylaştığımızda yaşamımız canlanacak, olumsuz duygular (kızgınlık, hiddet, korku, kuşku v.b.) paylaştığımızda ise yaşamımız sönükleşecektir.

Arkadaş seçiminin can alıcı önemi buradan kaynaklanmaktadır. Mutlu ve sağlıklı olmak istiyorsak zamanımızı elimizden geldiğince mutlu, neşeli insanlarla geçirmemiz gerekir. Aynı biçimde hastalık ve umutsuzluklardan uzak durmak istiyorsak, yaşama olumsuz gözlerle bakan karamsar kişilerle olabildiğince az zaman geçirmek yerinde bir davranış olur. Unutmayalım ki kimliğimizi ve kişiliğimizi belirleyen arkadaşlarımızdır.

Çevremidekilerin fikirleri..

Bağımsızlığımızla sık sık övünür, duygu ve düşüncelerimizin çevremizdekilerce ne ölçüde belirlendiğini gözümüzden kaçırırız. Bir deneyde bir grup üniversite öğrencisine, “görsel algılama” ile ilgili bir araştırmanın gereği olduğu öne sürülerek adrenalin şırınga edilir, sonra da yapılan işlemin olası etkilerine ilişkin uydurma bilgiler verilerek bir bekleme odasına alınırlar.

Burada daha önce aynı deneye katılmış olduğunu öne süren, gerçekte ise araştırmacıların diğer öğrencilerde çeşitli ruhsal durumlar yaratmakla görevlendirdiği ikinci bir öğrenci grubu da bulunmaktadır. Sonuçta, birinci gruptaki öğrencilerin şırıngadan da kendilerine verilen bilgilerden de ikinci gruptaki öğrencilerin davranışlarından etkilendikleri ölçüde etkilenmedikleri görülür. Buradan anlaşılacağı üzere, bizi biz eden yalnızca kendi duygu ve düşüncelerimiz değil, aynı zamanda çevremizdekilerin de duygu ve düşünceleridir.

 
Like
Beğen Aşk Haha Wow Üzgün Kızgın

avatar
wpDiscuz