Nano teknoloji diyabete çözüm olacak mı?

Bir gün vücudumuza yerleştirilen bir çiple iğne yapmaktan, sürekli şekerimizi ölçmekten kurtulacak mıyız? Hayali bile güzel.

Nano teknolojinin diyabetle ilgili araştırmaları dünyanın pekçok ülkesinde yıllardır devam ediyor. Henüz kesin sonuca ulaşamasa da geçtiğimiz aylarda yayınlanan bir makale heyecan verici gelişmelerin işaretini verdi. Araştırmacılar, vücuda enjekte edilebilen ve kandaki şeker seviyesini düşürebilecek insülin salgılayan “Nano parçacıklar” adını verdikleri bir ağ geliştirdiler.

Şimdilik sadece fareler üzerinde denenen bu nano ağ ile tek bir enjeksiyon, bir haftadan fazla bir süre glukoz seviyesini normal değerlerde tutmayı başardı.

Robert Langer ve Daniel Anderson’la MTI’da (Massac-husetts Teknoloji Enstitüsü) araştırma yaparken bu teknolojiyi geliştiren North Carolina Chapel Hill North Carolina State Üniversiteleri blomedtkol mühendislik bölümünden Zhen Gu, araştırmadaki esas amacın pankreasın çalışmasının aynısını yaratmak olduğunu söyledi. Sistem, glukoz seviyesi yükselince nano parçaçıkların insülin üretmek üzere parçalanması üzerine kurulu.

Gu, ağın özellikleriyle ilgili şu bilgileri verdi:

“Nono ağ, vücutta enjeksiyondan sonra devreye giriyor, çünkü nano parçacıkların bazıları negatif, bazıları pozitif sor yüklü. Bu parçacıklar vücuda girer girmez birbirini çekiyor ve birlikte nano ağı oluşturuyorlar.

Bu ağın tümü biyo uyumlu, böylece zamanla çözülüyorlar ve hiç bir şekilde bağışıklık sisteminde tepki oluşturmuyorlar.

Eğer sistem başarılı sonuç veririrse pankreasın hiç insülin üretmediği Tip 1 diyabet üzerinde etkili olacak. Henüz yolun çok başında olunsa da araştırmacılar bu tedavinin enjeksiyonla insülin almak zorunda olan Tip 2 diyabetlilere de yardımcı olabileceğini belirtiyor.

“nano teknoloji” İnsülin, yediğimiz besinlerin içindeki karbonhidratı doğru bir şekilde metabolizmaya uyarlayan bir hormon ve  Tip 1 diyabetlilerde vücut insülin üretmediği için dışarıdan enjeksiyonla eksiği telafi ediyor. Nano teknolojide, insülin ayarları üzerine daha çok çalışma yapılması gerekiyor.

Temkinli ama umutlu

insülin kullanan diyabetlileri en çok rahatsız edenlerin başında, günde birkaç kez parmak ucundan alınan kanla şekerini ölçmek ve ona göre insülin yapmak geliyor. Ayrıca karbonhidrat hesaplamalarında hataya düşmemek ve ihtiyaç duyulan insülin miktarını doğru tespit etmek gerekiyor ki diyabetini yönetebilsin ve sağlıklı yaşayabilsin.

Aksi takdirde, yani hesapta şaşma olursa kan şekeri seviyesi fazla yükseliyor ya da tam tersi düşebilivor. lşte tüm bu sorunlara odaklanan nano ağ araştırmaları olumlu sonuçlanırsa, bir sistem sayesinde yüksek glukoz seviyelerini düşürmek için insulin verilecek, şeker seviyesini sık kontrol etmenin yanısıra karbonhidrat hesaplama zorunluluğu da ortadan kalkacak. Çünkü nano ağ yiyeceği sindirecek kadar insülin salacak.

Calısmalar zaman alacak

Şimdi sırada araştırmacıların nano ağların aşırı insülin salınımını nasıl önleyeceği ve yeni enjeksiyon gereksimini nasıl anlayacağı meselesi var. Unutmamalıyız ki, hayvanlar üzerinde yapılan deneyler her zaman insanda aynı sonucu vermeyebiliyor.

Yine de Dr. Gu, umutlu: “Bu çalışma, likrin uygulanmasını sağlıyor. Daha çok çalışma yapmamız gerek. Kullandığımız maddelerin oranını tam anlamıyla saptamalı ve insülinin devreye girme sürecini hızlandırmalıyız. Bu, biraz zaman alabilir, ama ben bu yeni teknolojiye güveniyorum.”

Merkezi ABD ‘de bulunan Çocuk Diyabeti Araştırma Vakfı UDRF) terapi bölümü yöneticisi Sanjoy Dutta da bu gelişmelere umutla bakıyor. Glukoza cevap veren nano ağı kullanma olasılığı ona göre çok güzel bir başlangıç, yine de temkini elden bırakmıyor.

“Sonuca varmak zaman alacak. Hayvanlar üzerinde çalışmalarda daha cevaplanması gereken bir sürü soru var, izleyeceğimiz yol konusunda aşılması güç sorunlar çıkacağını da biliyorum.

Henüz yol haritamız belli değiL

 
Like
Beğen Aşk Haha Wow Üzgün Kızgın

avatar
wpDiscuz