Cinsel Eğitim Nedir?

Cinsel eğitim, ilkokul öncesi evde ailede başlayan, sonra ilkokul ve lisede çocukların ileriki yaşamları için gerekli olan cinsellikle ilgili konuların anlatılmasıdır.

Burada önemli olan bu konuların konuşulabilmesidir. En önemli görev anne-babanın olacaktır. Çünkü bu konular basitçe çocuğun sorduğu kadar sorulara cevap verilerek aile içinde konuşulmaz ise, okulda verilecek eğitim havada kalacaktır.

Ülkemizde cinsel eğitimin önemine 1980’li yıllarda işaret edilmiştir. Milli Eğitim ve Sağlık bakanlıklarının katkıları ile geliştirilen cinsel bilgiler sağlık bilgisi dersi kapsamında verilmeye çalışılmıştır. 1984’te lise kitaplarında çıkan bu bölümler gayet temkinli bir üslupla insan vücudunu ele alıyor ve hücreler, kemikler, sindirim sistemi, dolaşım sistemi anlatılırken üreme organlarına da kısaca değiniliyordu. 1986’dan sonra evlilikle ilgili bilgiler veriliyordu.

Hatta uzun uzun sayfalar boyu aile planlamasının faydalan hakkında yazılmasına rağmen, yöntemlerin hiçbiri gerçek anlamda ve pratik bir şekilde anlatılmıyordu. Kanımca bütün bunların zorluğu yetişenlere cinsel bilgileri uygun bir dilde aktaracak yetişkinlerin olmayışı ve yetişkinlerin adeta cinsellikten korkması idi.

Anne Babalarada Cinsel Eğitim Verilmeli

21. yüzyılın başında artık Türkiye’de de pilot bölge seçilen bazı okullarda cinsel öğreti verilmeye çalışılıyor. Kanımca öğrencilerden önce öğretmenlere cinsel eğitim verilmeli ve aynı zamanda cinsel eğitim alan öğrencilerin anne-babalarına da çocuklarının gittiği okullara çağırıp ücretsiz olarak çocuklara verilen cinsel eğitim hakkında bilgi verilmelidir. Diğer bir deyimle anne ve baba da eğitilmelidir.

Ayrıca televizyonlardan cinsel fizyoloji, aile planlaması yöntemleri ve cinsel yolla bulaşan hastalıklar konularını içeren cinsel eğitim verilmelidir. Ben de yıllar boyu özel televizyonlarda topluma cinsel eğitim vermek için yüzlerce televizyon programı yaptım. Daha sağlıklı bir toplum için bu eğitime devam etmek gerekir diye düşünüyorum.

Cinsel eğitim, bazılarının zannettiği gibi cinsel pozisyonların veya sevişme türlerinin öğretilmesi değildir. Cinsel eğitimde objektif olunmalıdır. Cinsel eğitim üç aşamadan oluşmaktadır:

  1. İlkokul öncesi aile tarafından evde verilecek eğitim.
  2. İlkokulda verilecek yalın bilgiler.
  3. Ortaöğretimde verilecek bilgiler.

1. İlkokul öncesi aile tarafından evde verilecek eğitim:

Çocukların konuşmaya başladıktan sonra cinsellikle ilgili soracağı ilk soru cinsel organının ne olduğudur.

Bunu yanıtlarken anne-baba bu soruyu ciddiye aldığını belirtecek şekilde sakin bir ifade ile çocuğu korkutmadan, yalan söylemeden, lafı döndürüp dolaştırmadan, nasıl ağız yemek yemeye, göz çevreyi görmeye yarıyorsa, orasının da çiş yapmaya yaradığını söylemesi yeterli olacaktır.

Unutmayınız ki çocuklar bu yaşlarda bazılarının düşündüğü gibi “kötü niyetli” değildirler. Gerçekten merak ettikleri için sorarlar. Daha sonraları babalarında olmayan, fakat annelerinde olan göğüsler çocuğun gözlerine takılacaktır. Günümüzde Batı’da kadm göğsü cinsellik sembolüdür. Ülkemizde de son yıllarda medyanın etkisi ile kadının göğsü dişi cinsellik sembolü olmaktadır. Annelerin bebek doğurduğu zaman bebeklerin beslenmesi için memeleri olduğu anlatılmalı, buradan gelen sütle bebeklerin beslendiği söylenmelidir.

Kesinlikle ne kadar küçük olursa olsun çocuğa bu konularda yalan söylenmemelidir. Ve yanlış bilgi verilmemelidir. Bu yaşlarda çocuklar az bilgi ile de yetinirler. En mühim nokta, çocuğa sorduğu kadarının yanıtının verilmesidir. Sorduklarından fazla bilgi vermeyiniz.

  • Diğer bir önemli soru ise, hele annede bir gebelik oluştuysa kardeş bekleniyorsa, onun nasıl oraya girdiği?
  • Kendisinin nereden geldiği?
  • Kendisinin de annesinin karnından mı çıktığı? vs.

Aile çok bilgili ve meraklı dahi olsa fazla detaylı bilgi vermekten sakınmalıdır. Kısaca, örneğin annelerin karnında bebeklerin oluşması için bir yer vardır, bebek orada gelişir, sonra iyice büyüyünce bacaklarının arasındaki bir delikten çıkar, denmelidir.

2. Çocuklara ilkokulda verilecek cinsel bilgiler:

Pek çok öğretmen ve anne-baba cinsel eğitimden “üremeyle ilgili bilgileri” anlamaktadır. Üremedeki olaylar cinsel eğitimin sadece bir parçasıdır.

Cinsel eğitimde önemli oları tek tek biyolojik ve fizyolojik olayların öğretilmesi değil, insanın bu yönüne cinselliğe karşı gereken tavrın takmılmasıdır. Çocukta görülebilecek yanlış bir tavrın oluşmasının önlenmesidir. Çocukların kız veya erkek kendi vücutlarını ruhen kabul etmelerini, cinsel kimliklerinin oluşumunu sağlamaktır. Vücudun herhangi bir yerinin kötü, pis, tehlikeli olmadığını belirtmektir. Onları cinsellikle ilgili yersiz korku ve sıkıntılara karşı aydınlatmaktır.

İlkokulda, örneğin Hayat Bilgisi dersinde organlar incelenirken, cinsel organların da yapılan ve ne işe yaradıkları anlatılmalıdır. Önemli olan öğretmenin ciddi ve rahat olabilmesidir. Bitki ve hayvanlardan örnekler vererek daima dişi ile erkeğin birleşmesinin normal bir şey olduğunu ifade ederek kısa fakat doğru bilgi verilmelidir. İlkokul öğrencisine cinsel ilişkiyi aynntılanyla anlatmak gereksizdir. Zaten detayı sormayacaklardır.

3. Ortaokul ve lisede verilecek cinsel bilgiler:

Çocukluktan gençliğe geçen çocuklarımıza verilecek cinsel bilgiler orta ve lisedeki edebiyat veya matematik dersinden çok daha önemlidir.

Bu hassas konuda kanımca, öğretmenden çok anne-babanın çocuğa verdiği eğitim önemlidir. Anne-baba ve öğretmenin vereceği bilgiler çelişkili olmamalıdır. Cinsellik konularında çocuklar yanlış yönlendirilmemelidirler. Onlara bir şeyler öğretmeden önce sabırla dinlemeli, onlara her zaman soru sorabilecekleri yakınlığı sağlamalısınız.

  • Ayrıca sevilmeyen, önemsenmeyen, ihmal edilen çocukların ileride cinsel ve diğer ilişkilerde kendilerini rahat hissedemeyeceklerini unutmamalıyız.
  • Teknik bilgi olarak ortaokul ve lisede, cinsel birleşmenin tanımından ve ayrıntılarından kaçınılmamalıdır.
  • Fakat çok değişik cinsel birleşme tekniklerinin öğretilmesi gereksizdir.

Yukarıda değindiğim gibi cinsel eğitimin temelinde anne-babanın şefkat ve sevgi göstererek anlayışla çocukların soru ve sorunlarına yanıt vermeye çalışması önemlidir. Anne kız, baba da erkek çocuğa kılavuz olmalıdır. Mühim olan, konuların konuşulabilmesidir, anne-babanın bütün sorulara cevap verebilecek yetenekte olması şart değildir. Cinsellikle ilgili bilgilerin verilmesi zannedildiği gibi onları hemen çiftleşmeye yöneltecek değildir. Sağlıklı bir toplum, sağlıklı ailelerden başlayan gençlerin mutlu bir geleceğe yönelik hazırlanmalarıdır.

Cinsellik Kimsenin Tekelinde Değildir

Ayrıca özellikle AİDS gibi cinsel birleşme ile bulaşan hastalıklara dikkat çekilmeli.

Gençlere zührevi hastalıklar ve gebeliğin önlenmesi yöntemleri mutlaka öğretilmelidir. Edinilmiş tecrübelerden faydalanılmalıdır. Örneğin 13-14 yaşında cinsel birleşmede bulunanlar vücut yapılan, cinsel organları ve ruhsal yapılan bakımından yeterince gelişmemiş olduklanndan cinsel birleşme onlarda hayal kırıklığı yaratmıştır.

  • Bütün bu teknik bilgilerden başka gençlere içinde bulundukları toplumun değer yargılarını da kabul ettirmeli, onlara kızlık bozulması, istenmeyen gebelik gibi, altından kalkamayacakları ilişkilerden kaçınmalarını önermeliyiz.
  • Bir yerde gençler sınırlarının ne olduğunu da bilmek isterler.
  • Anne – baba olarak cinsellikle ilgili konularda kişisel değer yargılarınız yanında, ondan daha önemli olan Türkiye’deki toplumun genel değer yargılarını da öğretmeliyiz.

Şu veya bu toplumun yaşam tarzını, diğer ülkelerdeki değer yargılarını belki daha ideal gözükseler dahi doğrudur diye gençlere sunamayız. Kız-erkek arkadaş grupları içinde olan gençler karşı cinsle olan ilişkilerinde davranış ve duygularını dengelemeyi ve düzenlemeyi daha kolay öğrenirler. Ne gençlere cinselliği kafana takma, ne de toplumsal tabuları kaldırmalı, demekle faydalı ve gerçekçi olamayız.

Dr. Akif Poroy.

 
PAYLAŞ

avatar
wpDiscuz