Birçok insan gün boyunca yapmacık gülücükler dağıtmanın yapay bir davranış olduğunu düşünürken, kimi bilim adamları da yapmacık gülücüklerle içten gülücüklerin nasıl ayırt edilebileceğini öğretiyor.

(California Üniver sitesi’nden Dr. Paul Ekman, içten bir gülücüğün gözleri kırıştırdığını, ağzın kenarlarına doğru paralel bir açılma yarattığını, yapmacık bir gülücüğün ise gözleri pek etkilemediğini, ağzın bir köşesinin diğer köşesine oranla daha yükseğe çekildiğini belirtiyor).

Bununla birlikte uzun vadeli düşünüldüğünde beden, doğal gülümsemeyle yapay gülümsemeyi birbirinden ayırmıyor. İster kendimizi zorlayarak, isterse içimizden gelerek gülelim, fizyolojik etkiler aynı: Kaslarda gevşeme, damarlarda genişleme, deride kızarma, gözlerde ışıldama.

Emil Coue ve izleyicilerince geliştirilen kendi kendine telkin yoluyla iyileştirme yöntemi, kendimizi mutluymuş gibi davrandığımızda mutlu, yüzümüzü asıp umutsuzluğa büründüğümüzde ise mutsuz hissedeceğimizi öngörüyor. The Proctice of Autosug-gestion (Kendi Kendine Telkin Yöntemi) adlı kitabında sözü geçen neşe ve mutluluğa ulaşma çabasına ilişkin olarak şöyle diyor C. Harry Brooks:

Mutluluk yapay bir biçimde üretilemez, sevgi gibi mutluluğun özünde de özgürlük yatar diyeceksiniz, doğru ama, tıpkı sevgi gibi mutluluk da kazanılabilir.

 
Like
Beğen Aşk Haha Wow Üzgün Kızgın
41

avatar
wpDiscuz