Sanal Seks Zararları ve Türkiyede Sanal Seksin Analizi..

Bence ülkemizde bu internetten fazla korkmamak gerekir. Zaten internet ülkemizde diğer Avrupa ülkeleri ile kıyaslandığında çok da fazla yaygın değildir. Ayrıca yaygın olsa dahi korkmanıza gerek yok, çünkü Türkiye’de insanların kitap ve dergi okuma alışkanlığı yokken, kalkıp kim internetle uğraşacak.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2004 yılı araştırmalarına göre Türkiye’de kitap okuma oranı %4.5, dergi okuma oranı %4, buna karşılık televizyon izleme oranı %94’tür.

Geçtiğimiz günlerde ünlü manken ve sunucu falan feşmekan haramın cinsellik, hatta cinsel birleşme içeren internet görüntülerinin kamuoyuna yansıması sonucu internet ve bilgisayarın cinsellik yanı hepimizin dikkatlerini tekrar çekti. Bu internet görüntüleri kapsamında sürdürülen soruşturmada birçok kimse adliyeye sevk edildi. Şu kadar kişi tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

Sanal İlişkiler herzaman yapaydır..

Ardından bir kırtasiyeci göz altına alındı. Bu internet görüntüleri birdenbire bütün ülkenin televizyon kanallarında teknik, ahlaki, adli bakımdan tartışılmaya başlandı. Bu vakada olduğu gibi gene internetteki cinsellikle ilgili konular ve çıplak resimler şantaj ve tehditler her gün ortaya çıkmaya devam ediyor.

Bazıları bütün dünyada olduğu gibi yatak odasına kamera koyarak bedenini veya cinsel birleşme sahnelerini internete aktarıyor. Bunların bir kısmı kendine göre bir zevk için bu işi yapıyor, bazıları da bütün dünyada olduğu gibi bu şekilde görüntülerle fuhuş sektörünün internete bir açılımını yapıyor.

“sanal seks Bilgisayar ve internet adeta bütün dünyaya açılan veya bütün dünyanın içinden geçtiği bir sokak. Çeşitli insanlar bu alan içinde cinselliği de acımasızca bir pazar olarak kullanıyor.

Gelecekte sanal seks ne olacak?

Hiç şüphesiz sanal seks yalnız insanları daha da fazla yalnızlığa itecektir. AİDS, Hepatit-B gibi ölümcül, cinsel yolla bulaşan hastalıkların çoğalması, insanların eş seçerken korkuya kapılmasına neden olmaktadır. İşte elektronik sanayinin bilgisayar devleri bu korkulan kullanarak, kanımca tıbbi seksoloji açısından büyük sakıncaları olan sistemler geliştirmektedirler.

Örneğin üç boyutlu televizyon geliştirilerek bazı özel aygıtlarla bilgisayarlara bağlanması sonucu insanlar hayal ettikleri veya ellerinde fotoğrafı olan biri ile, bu üç boyutlu görünümün aldatması sonucu adeta o kişi ile sanal olarak cinsel ilişkiye giriyor gibi olacak. Bu durum insanları insanca cinsel iletişim kurmaktan yalnızlığa iten bir tür mastürbasyon olacak. Üstünde çalışılan diğer önemli bir proje ise şöyle: Bir kadınla erkek veya kim kimle istiyorsa, bilgisayara bağlı telefon ile bağlantı kuracak.

Burada uzaklık önemli değil. Biri Türkiye’de, diğeri Japonya’da veya Tanzanya’da olabilir. Bunlar cinsel bölgelerine veya cinsel haz duydukları bölgelerine bazı elektronik aygıtlar yerleştirecek ve telefona bağlı bilgisayarla verdikleri mesajlarla birbirlerini cinsel olarak uyaracak ve orgazma ulaşmaya çalışacaklardır.

Bu teknik olanaklar bazılarına göre bir gelişme olabilir fakat bazılarına göre de insanı mutsuz, eşi olmayan bir robot haline getirecektir. Bu tür olanaklar belki trafik kazası geçirmiş özürlüler ve bazı bedensel sakatlar için bir gelişme olarak kabul edilebilir. Cinsellik tabiatın insana bahşettiği en önemli doyumlu olayıdır diyebiliriz. Bu tür gelişmeleri sizlerin takdirine ve zamana bırakmak daha uygundur diye düşünüyorum..

Sanal seks sizleri asosyal yapar ! var ise eşinizden uzaklaştırır , yok ise kalitenizi mutlu bir seks hayatınızın kanıtıdır.. 

 
Like
Beğen Aşk Haha Wow Üzgün Kızgın
31

avatar
wpDiscuz