Fuhuşun Kontrolü Mümkün’mü ?

Sıhhi kontrolün fransız ve ingiliz genelevlerine ortaçağda uygulanmaya başladığı bilinmektedir. Prusya’lı fahişeler ise ancak 18. yüzyıldan itibaren polisçe tescil edilmişlerdir.

Fahişeler her onbeş günde bir devlet hekimince zührevi ve uyuz hastalığı ve haşerat kontrolundan geçerlerdi. Herhangi bir hastalık görüldüğünde Berlin’deki Charite hastahanesine gönderilirlerdi.

  • En geniş kontrol sistemi 1845 lerde Fransa’da uygulanmış, daha sonra Almanya (1871) ve diğer devletler de aynı uygulamayı yapmışlardır.
  • 1871 lerde Ceza Kanununun bir maddesi şöyle demektedir; Kanunun fuhuş konusundaki ilkelerine aykırı hareketin ya da polisçe tescil edilmeksizin fuhuş yapmanın cezası hapistir.

Hastalıkları Fahişeler Taşıyordu

Güdülen amaç bu kanun aracılığıyla zührevi hastalıkların, (fahişeler bu hastalıkların taşıyı-cısıydılar) önlenmesiydi. Fakat bu konuda çok çeşitli uygunsuzlukla karşılaşılmaktaydı.

  • Ahlâk zabıtası az çok şüphelendiği kadınları, yeterli delil olup olmadığına bakmaksızın fuhuşa teşvikle suçlandırır ve lekelenmelerine yol açardı.

Polonya’da bu türden yolsuzlukları önleyecek 1907 tane talimatname çıkarılmıştır. Şüpheli görülen kız veya kadınlar önce sivil bir ahlâk polisi tarafından uyarılacaktı. Tekrar şüpheli görülenler sivil bir memur tarafından kimlik tespiti için polis merkezine gönderileceklerdi. Belirli ikâmetgâhı olmıyanlar geçici olarak tutuklanacaklar ve ahlâk şubesine devredileceklerdi.

  • Berlin’li genelev kadınlarının «Bakker» adı verilen, teftişte gösterilecek bir kitap ile sarı renkli vesikaları vardır. Bu kadınlardan «vesikalı» diye söz edilirdi.

Genelev Kadınları 3 Sınıfa Ayrılıyordu

Genelev kadınları üç sınıfa ayrılırdı. Söz konusu 3 sınıfı detaylandıralım.

  • 1. Sınıf; Birinci sınıfa girenler, 24 yaşından küçük olup, bu işde bir yılı doldurmamış firengili kızlardı. Bunlar kontroldan kaçmaya çalıştıklarından çok sıkı göz hapsindeydiler. Birinci sınıfın fahişeleri haftada iki kez muayeneye gitmek zorundaydılar.
  • 2. Sınıf; İkinci sınıfın fahişeleri 25-35 yaşları arasındaydılar. Haftada bir kez muayene olurlardı.
  • 3. Sınıf; Üçüncü sınıfın fahişeleri 34 yaşını aşkın kadınlardı. Her on beş günde bir muayene edilirlerdi.

Polonya’da 18 yaşından küçük kızlara teftiş uygulanmaz, bunlarla sosyal yardım kurumu ilgilenirdi. 18-21 yaşları arasındakiler, aileleri ve vesayet mahkemesi izin verdiği takdirde fahişelik yapabilirler ve polis bu yaştakileri kontrol edebilirdi.

Fahişelikten Vazgeçilebilirdi !

Fahişelikten vazgeçmek isteyen bir kız, ahlâk zabıtasına başvurarak yoklamanın dışında bırakılmayı isteyebilir, örneğin satıcı olarak çalışmaya başlayan bir kız, boş olduğu pazar günü kontrola gönderilir.

Ceza mahkemesince öngörülen üç aylık süre dolduktan sonra ahlâk zabıtasındaki kaydı silinir. Ayrıca fahişe, muhabbet tellalı olmayan bir kişiyle evlenecek olduğunda da kaydı silinmektedir. 1927 lerde Berlin’de 6000 genelev kadını vardı. Polis tahminlerine göre bunlardan başka sayıları 40000 ile 60000 arasında değişen gizli faaliyet gösterenler de vardı.

  • O zamanlar Berlin’de 3000 tane «Callgirl» bulunmaktaydı. Paris’te de durum aynıydı; 3000 tescilli fahişe 120.000 de gizli çalışan vardı.

Cinsel Bilimci Magnus Hirschfeld

Ahlâk zabıtasınca uygulanan yoklamanın etkinliği konusunda cinsel bilim araştırıcısı Magnus Hirschfeld şöyle demektedir;

  • Kamusal düzen ve ahlâkı ve genel sağlığı koruma amacını güden bu yoklamalar hiç bir zaman yeterli olamamıştır.
  • Ahlâk zabıtasının şüphesini çekmemek için çok titiz davranan sayısız gizli çalışan fahişe söz konusuyken, yoklama sadece bilinen evlere uygulanırdı.
  • Hekimler de genelev kadınıyla cinsel ilişki kurmuş erkeklere hastalık kapmıyacakları konusunda tam garanti veremediklerinden, birçok erkek tedirgindi.

Muayenenin ertesi günü frengi iltihabının ortaya çıktığı bir genel kadının 13 gün sonra yapılacak muayeneye dek kaç erkekle ilişki kurduğu düşünülecek olursa, ahlâk zabıtasının yoklamasına rağmen, bir fahişenin ne denli tehlikeli olduğu anlaşılır.

Fahişelik Yasaklanınca Hastalıklar Azaldı

1886 larda İngiltere’de fahişeliğin yasaklanmasından sonra zührevi hastalıklarda görülen azalma bunu ispatlamaktadır.

Almanya’da 1. Ekim 1927 de ahlâk zabıtasınca uygulanan zührevi hastalık kontrolü kaldırılmıştır. Bunun yerine fahişeler, müşterileri, ve zührevi hastalığı olan her kişiye ayırım yapılmaksızın müdahale edilmeye başlanmıştır. Naziler zamanında ahlâk zabıta kontrolü yeniden konulmuştur; görünüşte hastalığı önleme çaresi olarak ileri sürülmüş, gerçekte ise fahişelerden müşterileri hakkında bilgi edinebilmek gayesiyle uygulanmıştır.

Fahişeler Müşteri Bilgilerini Vermek Zorundaydı

Her fahişe, sabah ve akşam bir polise o günkü müşterileri hakkında edinebildiği her türlü bilgiyi vermek zorundaydı.

İkinci Dünya Savaşının bitiminden itibaren ahlâk zabıtasının kontrolü kaldırılmıştır. Bundan böyle fahişeler kanunda öngörülen ilkelere göre hareket etmek zorunluluğundadırlar.

  • Kanunun bir maddesine göre: «değişik erkeklerle cinsel ilişki kuran kadınlar» sağlık kontrollerini ihmal etmemek ve istendiği takdirde sağlık müdürlüğüne raporlarını göstermek zorundadırlar.

Türkiye ve Fuhuşun Kontrolü !

Türkiyede ise fuhuşun kontrolü şu şekilde gerçekleştirilmektedir.

  • Fuhuşu denetlemek ve fuhuş nedeniyle bulaşan zührevi hastalıkları önlemek için;
  • «Zührevi Hastalıklar ve Fuhuşla Mücadele Komisyonları»
  • «Zührevi Hastalıklar ve Fuhuşla Mücadele Komisyonları Yardım Kurulları» adlı iki kuruluş Türkiyenin çeşitli belediyelerinde görev yapmaktadır.

Bu Komisyonlar Fuhuş ve Hastalıkları Engelledi

Gerekli yerlerde çalışan bu komisyonun idari, sağlık ve icra kısımları vardır, icra kısmı genel kadınlarla, fuhuşu sanat ve geçim aracı yapan kadınların ve genelevlerin tesbit ve tescili, gizli fahişelerle, gizli fuhuş yapılan yerlerin meydana çıkarılması, muayenesine lüzum görülen şahısların getirilmesi, kapanması gereken yerlerin kapatılması ve zührevi hastalıklar ve fuhuşla mücadele komisyonları tarafından alınan kararların uygulanması ve yürütülmesi için mahallin en yüksek polis amirinin gözetim ve sorumluluğu altında yeteri kadar ahlak zabıtası memuru veya sivil polisle, kâtip ve dosya memurundan ibarettir.

  • Sağlık kısmı genelevlerin ve kadınların sağlık teftişi ve tedavisi ile yükümlü olup gerekli sayıda hekim ve memuru kapsar.
  • İdari kısmı sağlık ve sosyal yardım müdürü, en yüksek polis amiri, varsa ahlâk zabıtası şefi ve zührevi hastalıklar muayene baştabibi ya da tabibinden meydana gelir.

Komisyonlar Haftada En Az Bir Kez Toplanır.

Kararları vali ya da kaymakamlar onaylar.

Yardım kurulları ise zührevi hastalıklar ve fuhuşla mücadele komisyonunun kurulmasına imkân olmayan kazalarda, en yakın komisyona bağlı olmak üzere kaymakamın başkanlığında en büyük zabıta amirleri, resmi ya da hususi tabip ve belediyece seçilecek bir kişiden meydana getirilir. Kurul gerektiğinde, kaymakamın çağrısı üzerine toplanır.

Görevleri genellikle ana komisyonların görevlerine benzer.

 
Like
Beğen Aşk Haha Wow Üzgün Kızgın
812

avatar
wpDiscuz