Türkiye’de AİDS Hakkında Genel Bilgiler, Mutlaka Bilgilenin..

Türkiye’de gizli fuhuş, geçici süre ülkeye gelen yabancı kadınların fuhuşu ve transvestite fuhuşu nedeni ile gerçek sayıların istatistiklerin çok üstünde olduğunu varsayabiliyoruz. Bu nedenle ülkemizde de bu hastalık hakkında herkesin bilgi sahibi olması gerekir.

Türkiye’de ilk AİDS vakası 1985’te saptanmıştır. Aynı yıl bir kişinin de taşıyıcı olduğu bildirilmiştir. Bir sonraki yılda yine iki vaka bildirilirken, 1987’de toplam vaka ve taşıyıcı sayısı 39’a ulaşmıştır. 1992’ye kadar aynı sayılarda bildirim olurken, bu tarihten itibaren vaka sayıları giderek artmıştır. Bu sayıların giderek artmasına rağmen hâlâ Sağlık Bakanlığı’nın bildiği 1000’in alünda vaka ve taşıyıcı vardır. 31 Ekim 1997 tarihinde bilinen vaka sayısı 257, taşıyıcı 485, toplam 742’dir. Yukarıda da belirttiğim gibi gerçek sayıların bunların çok üstünde olduğu varsayılmaktadır.

Türkiye’deki bildirimlere göre vaka ve taşıyıcıların %76’sı erkek, %24’ü kadındır. Yaş dağılımına göre %2,3’ü 0 ile 14 yaş, %76,6’sı 15-49 yaş, %10,4’ü 50 yaş ve üzeri gruptadır. %10,7 vakada yaş bilinmemektedir.

Türkiye’de risk gruplarına göre AİDS vakalarının dağılımında dikkati çeken en büyük grubun %43,3 ile heteroseksüeller, yani karşı cins ile normal cinsel ilişkide olanlardır. İkinci sırada damardan madde bağımlılar % 11,6, üçüncü sırada homoseksüel ve biseksüeller %9,3, dördüncü sırada kan verilmiş olanlar %6,5, beşinci sırada gebeden bebeğe geçiş %0,9, bunun yanı sıra %24’lük risk grubu bilinmeyenler de vardır.

1985 yılında ilk vaka ile beraber Sağlık Bakanlığı bu konuya önem vermiş ve bir dizi genelgeler ile mücadeleye başlamıştır. Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü 1985’te yayınladığı bir genelge ile AİDS’in bulaşıcı bir hastalık olması nedeniyle bildirimi zorunlu hastalıklar listesine almıştır.

1986 yılından itibaren yeni bir genelge ile tüm kan ve kan ürünlerinin HIV yönünden taranması başlanmıştır. 1987 yılında HIV doğrulama merkezleri açılmıştır.

1988 yılında Genelkurmay Başkanlığı, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne asker olarak katılacak yurtdışında çalışan gençlerden zorunlu HIV testi uygulamasını başlatmıştır. 1993’te Sağlık Bakanlığı tüm sağlık personelinin Bulaşıcı Hastalıklar Evrensel Korunma İlkeleri kapsamında kendilerini her hasta HIV veya HBs pozitif olabilir yaklaşımı ile korumaları gerektiğini bildirmiştir. AİDS’in ülke genelinde yayılmasını önlemede, kimliklerin gizli tutulması ve tüm bildirimlerin kodlama sistemi ile yürütülmesini kapsayan 1994 yılı Sağlık Bakanlığı genelgesidir.

Bunun amacı bireylerin isimlerinin basına ya da üçüncü kişilere açıklanmadan test yaptırabilme-leri ve gerekiyorsa çekinmeden sağlık hizmetlerinden yararlanabilmeleridir. Bu genelge kamu ve özel herhangi bir sağlık kuruluşuna başvuran bireyin hiçbir şekilde kimlik bilgilerini, adını, soyadını vermemesi gerekliliğini ortaya koymaktadır.

Kasım 2004’te yapılan açıklamaya göre, Sağlık Bakanlığı’nın haziran ayı sonu verilerine göre Türkiye’de 1802 kayıtlı AİDS hastası bulunuyor.

1985 yılında bir aids’li bulunan Türkiye’de 19 yılda 1802 AIDS’liye ulaşmış olduk. Bunların 1240’ı erkek, 562’si kadın. Türkiye’de AİDS erkeklerde 30-35, kadınlarda 20-24 yaş gruplarında görülmektedir.Bunlardan 146’sı, erkeğe homoseksüel ve biseksüel cinsel ilişki yoluyla, 98 erkeğe narkotik bağımlılık nedeniyle bulaştığı, 413’ü kadın 503’ü erkek toplam 916 kişiye heteroseksüel dediğimiz cinsel ilişki sonucu bu hastalığa yakalandığı belirlendi.

Kedi AİDS’i (Feline Immunodeficiency Virüs FIV) retrovirüs olarak adlandırılan bir virüsün yol açtığı ve kedi lösemisi insanlardaki AİDS ile benzerlik gösteren bir hastalık. Bu virüs 1987 de saptanmıştır. Kedilerin salyası ile geçmektedir. Kedi AİDS’i Eliza testi yaparak saptanmaktadır. İnsanlara geçip geçmediği hakkında bir bilgimiz yok. Ancak AİDS virüsü HlV’in maymun türlerinden insana geçtiği varsayımını göz önünde bulundurursak, tanımadığımız kedilerden uzak durmakta fayda var diye düşünebiliriz.

 
Like
Beğen Aşk Haha Wow Üzgün Kızgın

avatar
wpDiscuz