Türkiye ve Dünya Hiv – Aids Verileri

Türkiye’de ilk HIV/AIDS olgusu 1985 yılında tanımlanmıştır. Olgu sayısı 2004 yılı sonunda 1922’ye ulaşmıştır. Bu sayının içinde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının yanı sıra başta Ukrayna, Romanya ve Moldova vatandaşları olmak üzere yabancı uyruklu kişiler de bulunmaktadır.

Ülkemizde halen 1922 HIV/AIDS olgusu bulunması ilk bakışta salgının ciddi boyutlara ulaşmadığını düşündürmektedir. Ancak yeterli ve doğru veri toplanmasında aksaklıklar olduğu bilinmektedir. Sağlık Bakanlığı verilerinde 2004 yılı sonunda saptanan 1922 olgudan %30’unun bulaşma yolunun, % 12’sinin yaşının kayıtlara geçememiş olması veri toplamadaki aksaklıkların önemli göstergesidir. Türkiye’de saptanandan daha fazla HIV / AIDS hastası olduğu öngörülmekte, ancak gerçek sayı tahmin edilememektedir.

Hiv Virüsü Sürekli Artmaktdır

Önemli bir nokta olgu sayısındaki artış hızıdır. İlk on sene içinde (1985-1994) 402 olgu saptanırken sonraki on senede ( 1995-2004) 4 kata yakın artış görülmüş ve 1520 olgu ortaya çıkmıştır. Sadece 2004 yılı içinde HIV infeksiyonuna yakalanan 210 kişidir. Bu, şimdiye kadar bir yıl içinde saptanan en yüksek yeni olgu sayısıdır.

Türkiye’deki HIV/AIDS olgularının %71 ‘i üreme çağı olan 20 – 49 yaş arasındadır. Salgının başlangıcından 2004 yılı sonuna kadar 33 bebeğin HIV taşıyan annesinden infekte olduğu saptanmıştır.

Türkiyede Metropoller Hiv Kurbanı

Türkiye’de HIV/AIDS olgularının çoğu İstanbul’da bulunmaktadır. Bunu İzmir ve Ankara illeri takip etmektedir.

Ülkemizde hastalığın yayılmasında en önemli yol, heteroseksüel cinsel temastır. Sağlık Bakanlığı’nın 2004 yılı verilerine göre olguların % 51,6’sı hastalığı heteroseksüel cinsel temas yoluyla almıştır. HIV, olguların %8.0’ine eşcinsel temasla, %5.5’ine DIUK yoluyla bulaşmıştır.

Turistler Hiv Virüsü Getiriyor

Hastalık ülkemizde önceleri yurtdışında çalışan erkeklerde ortaya çıkmıştır. Balkan ülkeleri ve SSCB’den ayrılan ülkelerden ticaret amacıyla ülkemize gelenler ile tatil amacıyla gelen turistler HlV‘in Türkiye’ye taşınmasında yeni bir yol oluşturmuştur. Her ülkede salgının başlangıcında olduğu gibi ülkemizde de önce erkekler hastalığa yakalanmış, daha sonra bu kişilerin HIV’i eşlerine ve diğer kadınlara korunmasız cinsel ilişki ile bulaştırması sonucu hastalık ülke içinde yayılmaya başlamıştır.

Kadınlarda Hiv Artış Gösterdi

Yıllar içinde kadın olguların oranı artmıştır. Yapılan değerlendirmede 1985- 1995 yılları arasında yaklaşık dört erkeğe karşı bir kadın olgu varken 1996-2000 yılları arasında iki erkek olguya karşı bir kadın olduğu saptanmıştır. Ülkemizde 2004 yılında saptanan olguların % 31.1‘ini kadınlar oluşturmaktadır.

Çevre ülkelerde HIV/AIDS olgularında görülen hızlı artışın Türkiye’yi de etkilemesi kuvvetle olasıdır. Balkan ülkeleri ile ticari ve turistik ilişkilerin artışı; Ortadoğu ülkeleri ile olan kültürel, dini ve sosyal yakınlık ülkemiz için risk taşımaktadır. Sağlık Bakanlığı’nın “Türkiye Üreme Sağlığı Programı” çerçevesinde hazırladığı “Durum Analizi” raporunda kamyon şoförleri ve turizm çalışanları ülkemiz için riskli meslek grubu olarak tanımlanmaktadır.

Dünya Sağlık Orgütü’nün yaptığı incelemelerde bir toplumda AIDS’in yayılmasında şu faktörler önemli rol oynamaktadır ; 

  • Korunmasız cinsel temas,
  • Gençlere cinselliğin öğretilmesindeki sosyal tabular,
  • Eşcinselliğe toplum baskısı,
  • Cezaevlerindeki cinselliğin resmi makamlarca inkar edilmesi,
  • Kadınların erkeklere sosyoekonomik bağımlılığı,
  • İlk cinsel ilişkinin küçük yaşlara kayması,
  • DİUK yanı sıra alkol ve ilaç bağımlılığı.

Ülkemizde Aidsi Bilmeyenler var !

DSO’nün saptadığı bu durumların çoğu, ülkemiz için de geçerlidir. Çeşitli çalışmalar toplumumuzun HIV/ AIDS konusunda önemli oranda bilgi eksikliği olduğunu göstermektedir. Bir fabrikadaki işçilerin %46‘sının, lise öğrencilerinin %37‘sinin AIDS’i hiç duymadığı ortaya konmuştur. Bunun yanı sıra Trabzon‘da halkın % 97‘sinin HlV’in cinsel temas ile bulaşacağını, %84‘ünün HIV/AlDS’den korunma yollarını bildiğini de gösterilmiştir.

Evliki Öncesi Cinsel İlişkiler

Kırsal kesimde ve büyük şehirlerin varoşlarında küçük yaşta evlilikler ile başlayan cinsel yaşam toplumun göreneklerine göre olağan karşılanmaktadır. Evlilik öncesi cinsel ilişki özellikle genç kızlar için toplumda kabul edilmemektedir.

Bununla birlikte üniversite öğrencilerinde yapılan çalışmalarda, ilk cinsel ilişki yaşının her iki cins için de ortalama 17-19 olduğu saptanmıştır. Bir başka çalışmaya katılan lise son sınıf öğrencilerinden %34‘ü cinsel ilişkisi olduğunu tanımlamaktadır. Bu oran kız öğrenciler arasında %14‘dür.

Gençlerimiz Kondomu Önemsemiyor

Üniversite gençlerinin kondom kullanmaya önem vermediği, erkeklerin %40’ının, kadınların % 65’inin kondom kullanmadığı gösterilmiştir. Lise son sınıf öğrencilerinden değişik kişilerle ilişkiye girenlerin %66’sının hiç prezervatif kullanmadığı saptanmıştır.

Sağlık Bakanlığının “Türkiye Üreme Sağlığı Programı” çerçevesinde hazırladığı “Durum Analizi” raporunda kamyon şoförleri ve turizm çalışanları ülkemiz için riskli meslek grubu olarak tanımlanmaktadır.

Uz.Dr. Başak Dokuzoğuz’a Saygılarımızla..

 
Like
Beğen Aşk Haha Wow Üzgün Kızgın
102

avatar
wpDiscuz