HIV Testi / Ayrımcılık Yasağı /Aydınlatma

HIV ile ilgili yapılan diğer bir hukuki tartışma ise zorunlu ya da gönüllü HIV testi uygulamasıdır. 

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu ve HIV/AIDS Programının ortak çalışması sonucunda ortaya konan ilkeler incelendiğinde, özellikle HIV testi konusunda, istisnai durumlar hariç olmak kaydı ile, zorlama olamayacağı anlaşılmaktadır. Bu bağlamda HIV testi, ancak kişinin aydınlatılmış onayı alındıktan sonra ve isteği doğrultusunda yapılabilecektir.

Gönüllü olmayan testler ise ancak uluslararası alanda kabul gören temel insan haklarına aykırı olmadan hazırlanabilecek kanuni düzenlemelerle mümkündür.Bilindiği üzere zorunlu test uygulaması için bazı asgari şartlar aranmaktadır. Toplum yararı için uygulanacak zorunlu testler daha önce verem vb. salgın hastalıklarla mücadelede kullanılmıştır.

Dünya Sağlık Örgütü, bu testlerin uygulanması için gerekli asgari standartları şu şekilde belirtmiştir ; 

  1. Önemli bir sağlık problemi olmalı.
  2. Test sonucu pozitif çıkan hastalara uygulanabilecek bir tedavi olmalı.
  3. Teşhis ve tedavi için yeterli olanaklar olmalı, Hastalığın gizli ya da erken belirtileri olmalı. Uygulanacak test güvenilir olmalı.
  4. Uygulama toplum tarafından kabul edilebilir nitelikte olmalı.
  5. Hastalığın gelişimi ve aşamaları hakkında bilgi sahibi olunmalı.
  6. Hastalığın ve dolayısıyla muhtemel hastaların tarifi yapılmış olmalı (tanı ve tedavi kriterleri)
  7. Tanı ve tedavi harcamaları karşılanabilir düzeyde olmalı.
  8. Testler bireysel ve toplumsal bazda tekrarlanmalı.

HIV testi açısından bu kriterler değerlendirildiğinde, zorunlu HIV testi yapabilmek için söz konusu kriterlerin tamamının oluştuğunu söylemek zordur. Ancak dünyada bazı durumlarda ve bazı risk gruplarına zorunlu HIV testi uygulandığı bilinmektedir.

Zorla HIV Testi Yapılamaz..

Aşağıda bu özel durumlar değerlendirilecektir. Ancak hemen başta söylenmelidir ki, zorunlu HIV testi uygulaması hiçbir şekilde ayrımcılık doğuracak amaçlarla kullanılamaz. Bu bağlamda kişinin, aile, sosyal yaşam, iş hayatı, eğitim, barınma, askerlik ve sağlık gibi hizmet ya da haklardan mahrum kalmasını doğuracak zorunlu HIV testleri en başta insan haklarına aykırı olacaktır.

Hıv Pozitif İnsanlar İçinde Yaşayabilir

Tarihsel gelişim izlendiğinde öncelikle zorunlu HIV testinin toplumun her bir bireyine uygulanmasının tartışıldığı gözlenmektedir. Yanlış negatifler, pencere dönemindeki HIV pozitiflerin tespit edilememesi, maliyet gibi sakıncalarının yanında, yeterli korunma sağlandığında HIV pozitif bireylerin toplumun diğer kesimine zarar vermeden yaşayabileceği gerçeği, her bireye HIV testi uygulamasının gereksiz olduğunu ortaya koymuştur.

Bunun üzerine belirli risk gruplarının zorunlu HIV testine tabi tutulması tartışılmış, ancak bu risk gruplarının nasıl belirleneceği, bu kararı kimin vereceği, böyle bir yaklaşımın ayrımcılık doğuracağı gibi sorun ve kaygılar zorunlu test uygulamasını engellemiştir. Bu bağlamda genel kabul, HIV testinin gönüllü olacağı, ancak (halen dahi tartışılmakla beraber) bazı özel durumlarda zorunlu uygulamaya gidilebileceği yönündedir.

Söz konusu özel durumları şu şekilde sıralamak mümkündür ; 

  • Hamilelere HIV testi uygulaması,
  • Yenidoğanlarda HIV testi uygulaması,
  • Mahkumlara HIV testi uygulaması,
  • Cinsel suç sanık ve mağdurlarına HIV testi uygulaması,
  • Hayat kadınlarına HIV testi uygulaması,
  • Sağlık çalışanlarına HIV testi uygulaması.
 
Like
Beğen Aşk Haha Wow Üzgün Kızgın
41

avatar
wpDiscuz